İlginizi Çekebilir

1

Tarsus Belediyesi, pandemiye rağmen 2020’yi bütçe fazlasıyla kapattı

2

Hal esnafından Osmaniye Valisi’ne övgü dolu sözler

3

Yaylaya çıkan göçerler üretime başladı

4

Kirasını ödeyemeyen 4 çocuklu kadın sokağa atıldı

5

Adana’da sinek isyanı

6

Sezgin Yücedağ: “Pandemi süreci pek çok tabunun yıkılmasını sağladı”

7

Kayısı üreticisini güldürüyor

8

Vali Arslantaş, Salda Gölü’nde incelemelerde bulundu

9

Başkan Topaloğlu: " Kemer’in marka değerini düşürmeyeceğiz"

10

MATSO’nun yeni başkanı Seydi Güngör oldu



Korona virüse karşı çocuğunuzu yakından takip edin

Korona virüse karşı çocuğunuzu yakından takip edin

Korona virüse karşı ailelerin çocuklarını yakından takip etmesinin önemli olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Gülen, ateş ve öksürüğün çocuklarda ortaya çıkan en sık belirtiler olduğunu söyledi.
Tüm yaş gruplarının korona virüse yakalanabileceğini belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Gülen, “Çocuklar için enfeksiyon kaynağı yakın çevrelerindeki pozitif vakalardır. Aile bireyleri, beraber oldukları akrabaları, evlerine gelen yakınları ve okulda karşılaştıkları kişilerdir. Genellikle enfekte çocuklar asemptomatiktir yani bir belirti göstermezler. Herhangi bir yakınmaları yoktur. Korona virüs hastalığı enfekte bireylerin özellikle hapşırmaları, öksürmeleri ile ortalığa saçılan damlacıkların solunması veya bunların bulaştığı yüzeylere elle temas sonrası elin ağıza, buruna, göze götürülmesi ile enfeksiyon etkeninin vücuda bulaştırılması ile olmaktadır. Aynı hane halkı arasında hastalığı geçiren varsa sağlık kuruluşuna başvuran hasta çocuklarda dikkatli bir inceleme yapılması gerekmektedir. Risk faktörü olan çocuklar ayrıca gözlemde tutulmalıdırlar” dedi.
Sağlık kuruluşuna başvuran çocuklarda etraflarında hastalıklı insanların olup olmadığının, temaslı durumlarının sorgulanması gerektiğini ifade eden Gülen, “Son 14 günde yurt dışı seyahati veya yurt dışından gelenlerle beraber olup olmadığı sorgulanmalıdır. Temelde çocuklara hastalıklardan korunma eğitimi verilmelidir. Bu konuda anlayabilecekleri şekilde açıklama
yapılmalıdır. Özellikle hastalığın bulaş yolunun damlacık ve temas olduğu anlatılmalıdır. Bu sebeple muhakkak maske takmaları, yüzeylere ellememeleri, gerektiği insanlarla mesafeli olmak zorunda oldukları ve sık sık ellerinin yıkanması anlatılmalıdır. El hijyeninin sağlanması çok önemlidir. Ellerini ağızlarına, burunlarına ve gözlerine sürmemeleri gerekmektedir. Bunların hepsi çok net olarak anlayabilecekleri bir şekilde göstererek anlatılmalıdır” diye konuştu.
Ateş ve öksürüğün çocuklarda ortaya çıkan en sık belirti olduğuna dikkat çeken Gülen, “Bunun yanında boğaz ağrısı, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, karın ağrısı, iştahsızlık, burun akıntısı, nefes alıp vermede güçlük, kusma, ishal başlıca belirtilerdir. Çocuklarda altta yatan bir başka hastalıkları yoksa yetişkinlere göre daha hafif seyretmektedir. Bu hastalık çocuklarda çok farklı tablolar halinde seyretmektedir. Genellikle sessiz bir belirti vermeden görülmekte, sürüntü alınırsa tesadüfen görülmektedir. Hafif enfeksiyon şeklinde de seyredebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde görülebilir. Hastalık belirtileri ilerlerse orta enfeksiyon şeklinde öksürük, nefes almada zorluk, ateşin eşlik ettiği bir tabloda olur. Şimdiye kadar çocuklarda uygulanabilecek bir aşı henüz bulunmamıştır. Bol sıvı almaları uygun olur. Özellikle mevsimsel kış hastalıkları da görüldüğünden şikayetleri olan çocukların sağlık kuruluşlarına götürülmeleri önerilmektedir. Özellikle D vitamini gerektiği kadar muhakkak almaları sağlanmalıdır. Bunun yanında uygun dozda C vitamini ve çinko almaları uygun olur” dedi.