Türkiye’de 52 projenin yatırım kararı alındı, 70 proje araştırma aşamasında

Türkiye’de 52 projenin yatırım kararı alındı, 70 proje araştırma aşamasında

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, şu anda yatırım kararı alınmış yaklaşık 4 milyar dolar bedelli toplam 52 proje olduğunu, 70 projenin de yatırım için araştırma aşamasında bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, Türkiye’de Uluslararası Doğrudan Yatırımlar (UDY) hakkında bilgi verirken güncel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dağlıoğlu, şu anda yatırım kararı alınmış yaklaşık 4 milyar dolar bedelli toplam 52 proje olduğunu, 70 projenin de yatırım için araştırma aşamasında bulunduğunu söyledi.

2006’dan bu yana ofis olarak toplam 23 milyar dolar tutara sahip 220’nin üzerinde yatırım projesine destek verdiklerini anlatan Dağlıoğlu, “Bu yatırımlar neticesinde 48 bin istihdamın oluştuğunu öngörüyoruz. Ülkeye kazandırılan uluslararası doğrudan yatırıma (UDY) önemli bir katkı sunduğumuza inanıyoruz” dedi.

Pandemi sürecine girdiğimiz Mart ayından itibaren ofisin faaliyetlerini artırdığını anlatan Dağlıoğlu, “Yatırım Ofisi olarak bu dönemde daha fazla mesai yaptık. Uluslararası ve yerli şirketlerimizin faaliyetlerinin devamı bizim için esas oldu. Gerekli sağlık malzemelerinin temini, seyahat izinleri, üretimlerin sürmesi amacıyla yurt dışından gelmesi gereken ekiplerin gerekli karantina kurallarına uyarak Türkiye’ye gelip yatırımlarına devam etmeleri noktasında aktif olarak çalıştık. Bu dönemde ekonomik faaliyetin durmaması için uluslararası yatırımcıların Türkiye’den ihracatlarını sürdürmesi, küresel tedarik zinciri içerisinde varlıklarını devam ettirebilmeleri amacıyla ofis olarak elimizden geleni yaptık” ifadelerini kullandı.

“Mart-Haziran döneminde 600 toplantı yaptık”
Türkiye’de pandemiye karşı alınan tedbirleri online kanallar vasıtasıyla uluslararası yatırımcılara anlattıklarını söyleyen Dağlıoğlu, “Bu süreçte Türkiye’nin pandemiyle mücadelesine ilişkin bir çok kez övgü dolu sözler duyduk. Yatırımcılar, ilgili kamu kuruluşları ve şirket danışmanlarıyla olmak üzere Mart ayından Haziran sonuna kadar ofis olarak 600 toplantı yaptık. Bu görüşmelerin devamı olarak da 20’ye yakın webinar yaparak hem ülke grupları üzerinde hem sektör konularında yatırımcıları bir araya getirerek Türkiye’de pandemi sürecini ve sonrasında oluşabilecek fırsatları yatırımcılara anlattık. Türkiye’nin yatırım perspektifi olarak da bu dönemden pozitif ayrışarak çıkmasını öngörüyoruz” dedi.

Dağlıoğlu’nun açıklamalarına göre; pandemi sürecinde Türkiye’ye yatırımların hız kesmemesi amacıyla Yatırım Ofisi, son iki ayda 16 etkinlik yaptı. Bu etkinliklerde ABD, İtalya, Singapur, Körfez ülkeleri özelinde sektör spesifik konular ele alındı. Bu dönemde yatırımcıın sorunlarına hızlı çözüm için kurum içinde bir Görev Gücü (task force)‘ oluşturuldu. Ayrıca mevcut yatırımcıların süreçten olumsuz etkinlenmemeleri amacıyla söz konusu şirketlere faaliyetlerinin devamı, sağlık ekipmanlarının tedariği, seyahat izinleri, çalışma-oturma izinleri gibi konularda destek verildi.

52 proje takip ediliyor, 82 proje araştırma aşamasında
Yatırım kararı alınmış ve hâlihazırda yatırım süreci devam eden toplam 52 proje Yatırımcı Hizmetleri Dairesince takip ediliyor. Bu projelerin toplam yatırım bedeli yaklaşık 4 milyar dolar, toplam taahhüt edilen istihdam ise yaklaşık 10 bin 500 olarak hesaplanıyor.

Projeler; ABD, Almanya, Türkiye, İspanya, Hollanda ve Hindistan başta olmak üzere 17 farklı ülkeden geliyor. Projeler yatırım değerine göre; kimya ürünleri, demir çelik ve diğer metaller, enerji, motorlu taşıtlar ve ulaştırma araçları ile madencilik / taş ocakçılığı başta olmak üzere 18 farklı sektörden oluşurken projelerin 36’sı sıfırdan yatırım, kalan 16’sı ise genişleme yatırımı olarak öne çıkıyor.

Ayrıca Haziran 2020 itibariyle potansiyel yatırım olarak görülen 82 projenin 70’inin araştırma aşamasında olup potansiyel projelerin toplam yatırım bedeli yaklaşık 4.76 milyar dolar, toplam taahhüt edilen istihdam ise 15 bin 800 civarında.

Bilgi ve iletişim teknolojileri, gıda ürünleri, makine ve ekipmanları, kimya ürünleri ve motorlu taşıtlar için yedek parça sektörleri başta olmak üzere 23 farklı sektörden oluşan projeler, yatırım değerine göre; Almanya, Güney Kore, ABD, Türkiye, Japonya, Kanada ve BAE başta olmak üzere 27 farklı ülkeden geliyor.

Dünyada artık net anlamda kabul gören mobiliteye adapte olamazsak yeni fırsatların kaçacağını söyleyen Dağlıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın detaylarının yakın zamanda açıklayacağı bir strateji çalışması yaptığını, kendilerinin de bu çalışmada yer aldıklarını belirtti.

Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki yeri
Türkiye’nin küresel tedarik zincirine entegre olan bir ekonomiye sahip olduğunu kaydeden Dağlıoğlu, ülkemizin küresel tedarik zincirinde geldiği noktayı anlattı. Dağlıoğlu, “1995 yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 27’sini orta-yüksek teknolojik ürünlerden oluşuyordu. Geldiğimiz noktada bu yüzde 40 seviyesine geldi. Küresel tedarik zincirine katılımımız 2005 yılında yüzde 28 iken 2015 yılında yüzde 33’ü aştı. Türkiye küresel tedarik zincirlerine entegre olan bir ekonomidir. Dünya Bankası’nın küresel tedarik zincirlerini analiz eden raporunda Türkiye’nin, 1990’lı yıllarda ‘sınırlı üretim’ kategorisindeyken şu anda ‘ileri üretim’e geçiş yaptığı görülüyor. Türkiye’nin bu yetkinlikleriyle bir fırsat öngörüyoruz” diye konuştu.

“Yatırımlar bölgeselleşebilir, Türkiye bu notada bir avantaj sağlayabilir”
Dünyada toplam yatırımların bu sene 1 trilyon doların altına gerilemesi bekleniyor. Bu seviye son 15 yılın en düşük seviyesi olarak görülüyor. Yatırımların gelecek dönemde dünya genelindeki korumacı tedbirlerden ötürü etkilenebileceğini belirten Dağlıoğlu, “Küresel trend düşse de tedarik zinciri konseptinin değişmeyeceğini öngörüyoruz. Farklı stratejiler olmakla beraber tedarik zinciri kavramı devam edecek. Bu bağlamda bunların ülke içine veya dar sınırlar arasında olacağından ziyade bölgeselleşmeden bahsediyoruz. Türkiye burada AB ile olan ilişkiler, 20’nin üzerinde ülkeyle serbest ticaret anlaşması olmasından dolayı bir avantaj sağlıyor. Yeni yatırımların etkilendiğini görebiliriz ancak çok da kan kaybetmez” şeklinde konuştu.

Uluslararası doğrudan yatırımlarda yıl sonu beklentisi
Burak Dağlıoğlu, Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırım çekmeye devam edeceğinin altını çizerek, yılsonu tahminlerini paylaştı. Dağlıoğlu, “2019 dengelenme yılında 9 milyar dolara yakın yatırım çektik. Bu yıl baz etkisinden dolayı ve yılın ikinci yarısında bazı yatırımların tamamlanacağını düşünürsek geçen yılın altına düşmeyecek. Ancak 2018 yılında 13 milyar doların üzerine de çıkmayacağını düşünüyorum” dedi.

"Volkswagen’in kararı ticari"
Volkswagen’in Türkiye’deki yatırıma yönelik aldığı son kararına ilişkin değerlendirmesi sorulan Dağlıoğlu, "Volkswagen özelinde de ülke olarak elimizden gelenin en iyisini yaptık ve zaten diğer ülkelerden de ayrıştık. Gelinen noktada şirket ticari bir karar verdi" ifadelerini kullandı.

“Sosyal medya konusu sadece Türkiye’de tartışılmıyor”
Dağlıoğlu son günlerde sosyal medyaya getirilmesi planlanan düzenlemelere ilişkin değerlendirmesi sorulması üzerine ise “Prensip olarak baktığınızda mevzuatları, regülasyonları esnettiğiniz zaman yatırım artar, sıkarsanız da azalır. Bu konuda bu perspektifte ele alınması gerekir. Ülkenin yasama organının aldığı karar bütün herkes saygı duymak zorunda. Biz faaliyetlerimizi bu çerçevede yürütüyoruz. Sosyal medya konusu sadece Türkiye’de tartışılmıyor. Birkaç günlük gündemden bağımsız olarak konuşursak, bu olayın bir vergi boyutu var. Avrupa’daki ülkeler de dijital hizmet vergisi uyguluyor. Veri boyutu var, Rusya ve Hindistan’da bununla ilgili ağır yaptırımlar var. Türkiye’nin bu konuya daha yatırımcı ve iş odaklı yaklaştığını düşünüyorum. Avrupa ülkelerinde de bu bağlamda düzenlemeler yapıldığını görüyoruz” şeklinde yorum yaptı.

Haber Kaynak : İha