İlginizi Çekebilir

1

Öğrenciler doyasıya eğlenip yaza veda ettiler

2

Bakan Özer: “Selden etkilenen tüm öğrencilerimiz ve öğretmenlerimize tablet vereceğiz”

3

Ağrı Milli Eğitim Müdürü Kökrek’in ziyaretleri

4

Edremit Kitap Fuarı’nın ikinci gün de sona erdi

5

Tekden Eğitim Kurumları’ndan YKS’de ilk binde 11 öğrenci

6

Uğurlu öğrenciler YKS'de, Uğur Okulları'nın başarı geleneğini devam ettirdi

7

İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Gönen oldu

8

Öğrencilerin LGS başarısı

9

Milli tenisçi Doğa Türkmen, Antalya'da çiftler şampiyonu oldu

10

Ozan Tufan ve Rojin Tufan’dan “El Birliği Projesi” ile Hataylı öğrencilere kütüphane desteği



Uğurlu öğrenciler YKS'de, Uğur Okulları'nın başarı geleneğini devam ettirdi

Uğurlu öğrenciler YKS'de, Uğur Okulları'nın başarı geleneğini devam ettirdi

İSTANBUL - Uğurlu öğrenciler Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS), elde ettikleri derecelerle Uğur Okulları'nın başarı geleneğini devam ettirdi.

Uğur Okulları'ndan yapılan açıklamaya göre, Uğurlu öğrenciler YKS'de ilk 100'de 12, ilk 500'de 41, ilk binde 58 derece elde ederek önemli başarılara imza attı.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Uğur Okulları Genel Müdürü Nil Çiçek, öğrencilerin ve öğretmenlerin emeklerinin meyvelerini topladıklarını belirtti.

Çiçek, hem yüz yüze hem uzaktan eğitim sürecinde sınava hazırlığı kesintisiz sürdürdüklerine dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Her hafta kesintisiz olarak gerçekleştirdiğimiz deneme sınavlarımız, pekiştirme odaklı ders planlamalarımız ve deneyimli akademik kadromuzun oluşturduğu yayınlarımızla birlikte sınavın nabzını tuttuk. Başarı elde eden tüm öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Öğrencilerimiz, uzaktan eğitim döneminde dijital eğitim platformumuz Metodbox üzerinden gerçekleştirilen online deneme sınavlarında da elde ettikleri derecelerle bize gurur yaşatıyordu. Uğur Okulları olarak 53 yıldır kazandıran başarı geleneğimizi bu sınavda da sürdürmenin gururunu yaşıyoruz."

 

- "Doğru tercih yapmak sınav puanı kadar önemli"

 

Üniversite tercihlerine ilişkin önerilerde bulunan Uğur Okulları PDR ve Ar-Ge’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin ise, "Doğru tercih yapmanın sınav puanı kadar önemli. Öğrenci en çok istediği üniversiteyi değil en çok istediği bölümü birinci sıraya yazmalı. Tercihler puana göre değil sıralamaya göre yapılmalı." ifadesini kullandı.

Sezgin, öğrencilerin bundan sonraki süreçte başarılı olmasının yolunun doğru tercihten geçtiğine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Pandemi süreci sonrası üstel değişimlerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Meslekler, paradigmalar değişiyor. Bu nedenle asıl başarıya giden yol doğru tercih yapmak. Öğrenci en çok istediği üniversiteyi değil en çok istediği bölümü birinci sıraya yazmalı. İstemedikleri bir bölümü ise asla tercihleri arasına almamalı. Hepimiz hayatımız boyunca birçok karar alıyor ve yaşamımızı şekillendiriyoruz. Bu kararlardan belki de en uzun vadeli etkisi olan 'meslek seçimi'.

Meslek seçimimiz ile birlikte yaşam tarzımız, çalışma koşullarımız, ekonomik durumumuz gibi birçok farklı süreç de şekillendiği için karar vermeden önce iyi bir değerlendirme yapmak, kendimizi çok iyi tanımak ve bu doğrultuda sağlıklı kararlar vermek önem taşıyor. Meslek seçiminin temelini üniversite tercihlerimiz oluşturuyor. Öğrenciler gelecekte mutlu olacakları bölümü seçmeli. Unutmayalım başarılı ve mutsuz çok insan var ama mutluluğun içinde bir parça başarı her zaman vardır."

Tercihlerin puana göre değil mutlaka sıralamaya göre yapılması gerektiğini ifade eden Sezgin, "Adaylar geçen yıl bölümlerin hangi sıralamadan öğrenci kabul ettiğini mutlaka incelemeli. Bu yıl YKS oldukça zordu bu nedenle tercih yaparken geniş bir yelpazeden değerlendirme yapılmalı. Ayrıca ek tercih dönemleri ve üniversitelerin açık kalan kontenjanları da değerlendirilmeli." dedi.

Sezgin, öğrencilerin eğitim almak istediği bölümü belirledikten sonra üniversitelerin olanaklarını da araştırması gerektiğine vurgu yaparak, şu değerlendirmede bulundu:

"Dünya artık küresel bir köy haline geldi. Üniversitelerin yurt dışı olanakları, teknolojik imkanları, bilimsel çalışmaları mutlaka araştırılmalı. Ebeveynlere bu noktada önemli bir görev düşüyor. Anne ve babalar geçmişin gerçeklerinden yola çıkarak çocuklarına destek olmaya çalışıyorlar. Ama unutmayalım değişimin bu denli hızlı yaşandığı bir dünyada, bundan 10 yıl sonra çocuklarımız çok farklı bir gelecek bekliyor. Örneğin yakın gelecekte üniversitelerde robot psikologluğu gibi bölümlere rastlanması bekleniyor."