• Cumartesi 24 ° / 15 ° Güneşli
  • Pazar 26 ° / 16 ° Bulutlu
  • Pazartesi 22 ° / 15 ° Fırtına

Öğretim Elemanı Alaiddin Koşar


32 Yıllık Dünya Ekonomisi

1992 yılından 2008 yılına; 2008 yılından 2024 yılı beklentilerine kadar olan ve zirveye oynayan ülkelerin ekonomilerini incelemek istedim bu yazımda.


1992 yılından 2008 yılına; 2008 yılından 2024 yılı beklentilerine kadar olan ve zirveye oynayan ülkelerin ekonomilerini incelemek istedim bu yazımda.

IMF tarafından satın alma gücü paritesi (dolar üzerinden) verileri dikkate alınarak yapılan çalışma sonucu ışığında değerlendirmeler yapacağımı belirtmek isterim. IMF’nin bu çalışmasında 1992 yılı, 2008 yılı ve 2024 yılındaki (beklenti) en büyük ilk 10 ekonomiye yer verilmiştir.

Bu çalışmada ilk dikkat çekici nokta Çin’in 1992 yılında 5.sıradan hareketle 2008’de 2.sıraya yerleşmesi ve 2024 yılında da liderliği ABD’den alacak olmasıdır. Çin’in teknoloji ve sanayi alanına büyük yatırımlar yapması, dünyanın en büyük üretim ekonomisi olması, dünyanın en büyük ihracatçısı olması, pek çok ülke ile yapılan serbest ticaret anlaşmaları, işgücü maliyetlerinin düşük olması gibi faktörler 2024 yılında kazanılacak bu liderlikte başrolü oynayacaktır diyebilirim.

İkinci dikkat çekmek istediğim nokta ise Avrupa ülkelerinin sürekli bir düşüş içerisinde olmasıdır (Birleşik Krallık hariç). 32 yıllık süreçte Almanya 3.lükten 7.liğe; Fransa 7.likten 10.luğa gerilemiştir. İtalya ise 1992’de 6.sırada iken 2024 yılında ilk 10’da bile yer alamayacaktır. Birleşik krallığı bu düşüşten hariç tutsak bile 32 yıl içerisinde sadece 10.sıradan 9.sıraya çıkabilmesi kayda değer bir gelişme değildir. Avrupa ekonomisinin bu sert çöküşü işsizlik oranlarının artmasına (koronavirüs salgınından sonra daha da şiddetli), sendikaların ve halkların hükümetlerin mali politikalarını protesto etmesine, ülkelerin kendi içerisindeki siyasi krizlere bağlanabilir. Ayrıca IMF’nin 2020 yılında Avrupa ekonomisinin %7 oranında küçüleceğini belirtmesi de tüm bunları destekler niteliktedir.

Son dikkat çekici nokta ise Asya ülkelerinin hızla gelişmesidir. Hindistan’ın 8.likten 3.lüğe yükselmesi; Endonezya’nın 2008’e kadar ilk 10da hiç yok iken 2024 yılında listeye 5.sıradan girmesi ve en başta bahsettiğim Çin’in zirveye oturması…

Hindistan’ın 8.likten 3.lüğü çıkmasının ardında 90’lı yıllarda sermaye piyasalarının iyileştirilmesi ve yabancı fonların ülkeye girişinin sağlanması, yine 90’lı yıllarda teknoloji kullanımı ve ihracına verilen önemin artması ve özellikle yazılım ihracatından yıllık ortalama 3 milyar $ elde etmesi gibi ekonomik faktörler, okullaşma oranının son zamanlarda artması ve buna bağlı olarak da eğitim seviyesinin yükselmesi ve nitelikli işgücünün ortaya çıkması gibi toplumsal faktörler de yatmaktadır.

Endonezya ise en büyük sıçramayı yapan Asya ülkesi konumundadır. Bu durum Endonezya’nın İslami finans adına önemli bir merkez konumuna gelmesi, tarım ülkesi konumundan sanayi ülkesi konumuna gelmesi, orta sınıf tabakasının (gelişmiş ülkelerde çok önemlidir bu orta sınıf), tüketim ve yatırımları teşvik etmesi ve bunun liberal bir anlayışla yapılması, yenilik ve Ar-Ge çalışmalarına ayrılan bütçelerin önemli derecelerde olması gibi daha pek çok sebep ile açıklanabilir.

Genel bir değerlendirme yapacak olursak 32 yılda (1992-2024) Avrupa ülkeleri çöküş gösterir iken Asya ülkeleri hızlı bir yükseliş göstermiştir. ABD ise ekonomide dünya liderliğini yıllar sonra Çin’e bırakarak 2.sıraya gerilemiştir. Dikkat çekici bir nokta ise 2024 yılında dünyadaki en büyük 5 ekonominin 4’ünün Asya ülkesi olacağıdır.