• Cuma 25.8 ° / 19.6 ° Bulutlar
  • Cumartesi 28.7 ° / 20.5 ° kırık bulutlar
  • Pazar 28.1 ° / 21.7 ° Dağınık bulutlar

Öğretim Elemanı Alaiddin Koşar


Fahiş Fiyatlar ve Kiralar

Fahiş Fiyatlar ve Kiralar


Değerli okurlar, son günlerde bildiğiniz üzere market ve pazarlardaki ürünlerin fiyatları, ev kiraları çok tartışılmaya başlandı. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu fahiş fiyatların önüne geçmek için önlemler alındığını ve denetimlerin başladığını ifade etti (ev kiraları dahil değil buna). Bu da zaten sosyal hukuk devletinin gerekliliğidir.

Size marketler üzerinden bir örnek vermek istiyorum öncelikle. Bir muzun kilosu şu an 20 TL olmuş. Peki bu muz üreticiden ne kadara çıkıyor? 4-5 TL ile çıkıyor. Markete gelene kadar 20 TL oluyor. Üretim noktasından tüketim noktasına kadar bir ya da iki aracı değişiyor ve herkes birbirine satarken belli bir kâr payı koyarak satıyor. Üreticiden 5 TL’ye alan aracı bunu 8 TL’ye diğer aracıya satıyor. 8 TL’ye alan da markete 11-12 TL’ye satıyor kilosunu. Market de tüketiciye 20 TL’ye satıyor. Her bir aracı kilo başına hemen hemen %50 kâr ediyor, marketler de %60 civarı. Bu fiyat ve oranlar üç aşağı beş yukarı değişebilir tabi ama ortalaması budur. Peki sormak isterim aracılar neden bu kadar yüksek kâr marjı koyabiliyor? Marketler neden bu kadar yüksek kâr marjı koyabiliyor? Herkes kendini düşüne düşüne en son muz oluyor 20 TL. Halbuki herkes %30 kâr marjı koysa market fiyatı ortalama 11-12 TL olacak. Bunu sadece muz için düşünmeyin. Tüm sebze ve meyve için aynı şeyi söyleyebiliriz. Her satan yüksek kâr ile sata sata olan vatandaşa oluyor. Ama mantık nasıl işliyor biliyor musunuz? Ben bu meyvenin fiyatını 20 TL yapsam da zaten alıcı kitlem var. Cebinde para olan vatandaş gelip alacak ve ben istediğim kazancı elde edeceğim. Eee peki yoksulluk sınırındaki gariban vatandaş ne yapacak? Ayda 2-3 bin kazancı olan vatandaşımız yemesin mi muz? Bu dediklerim marketler için geçerli ama pazarlarda da pek fark yok gibi. Cebinde 100 TL ile giden vatandaş düşündüğü şeylerin neredeyse yarısını alamadan geri dönüyor ya da üzerine 60 70 TL daha koymak zorunda kalıyor. Bu  ve buna benzer durumlara devletimizin bir an önce müdahale etmesi lazımdır yoksa sonu pek hayır değil…

Bir diğer konu ise ev kiraları. Üniversiteler açılıyor artık. Ama ev sahipleri bir coşmuş ki ne coşma… Şaha kalkmışlar. Geçen sene 1+1 eşyalı 80-90 m2 1200-1300 TL olan ev kiraları 1800-2000 TL olmuş. Geçen sene 2+1 eşyalı 120-130 m2 1500-1600 TL olan evler 4000 TL olmuş. Evet tam 4000 TL. Yuhhh diyorum çüşşş diyorum… Ayıptır ya günahtır ya. Tamam eviniz var kazanmak istiyorsunuz da bunlar nasıl kiralar? Düşmana mı ev veriyorsunuz? Ve sanki anlaşmalı yapılmış gibi geçen sene ile fiyatı aynı olan ev yok. Hepsi aynı fiyat bandına çekilmiş, sözleşilmiş gibi… Buradaki mantık da şu. Benim evimi bu fiyattan kiralayacak zengin aile çocukları var zaten. Boş kalmaz evim. Böyle mantık olabilir mi ya. Peki asgari ücretle çocuğunu okutmaya çalışanlar ne yapsın? Yurda başvurdu yurt çıkmadı diyelim. Evde kalacak. Tek kalsa da başkalarıyla da kalsa cebinden sadece konaklama için 2000 TL çıkacak bu fiyatlara göre. O zaman ne yapsınlar yurt çıkmayınca sokakta mı kalsınlar ya da okumaktan vaz mı geçsinler? 1 yılda bir kiraya 2 katı fazla istenmesi hiçbir vicdana sığmaz… Salgında boş kalan evlerinizin acısını bu şekilde çıkaramazsınız, çıkartırsanız da vicdansızlık yapmış olursunuz. Devletin market, pazar fiyatları kadar bu kira olaylarına da müdahale etmesi gerekir. Gerek merkezi olarak gerek yerel yönetimleri devreye sokarak. Belli bir metre kareye kadar belli bir fiyat aralığı konur ve bunun üstünde isteyenlere de yaptırım uygulanır. Mal sizin olabilir ama erken önlem alınmazsa bu gidişle bu olaylar toplumsal bir sorun niteliği kazanacaktır.

GÜNÜN SÖZÜ

BU NASIL ÇARK ULAN! BUĞDAY BİZİM, EZİLEN BİZİZ. UN OLAN BİZ, AÇ KALAN BİZİZ. KİM ULAN BU DOYMAK BİLMEYEN ŞEREFSİZ?