Merhaba kıymetli okurlar,
Tam 25 yıldır bu kenti bekliyorum. Osmaniye ilçeyken başladım gazeteciliğe. Osmaniye?nin il olması için bende dahil, bazı gazeteci arkadaşlarımla çok emek verdik ve Osmaniye?yi il yapmayı başardık. 10 yıl ulusal gazetelerde ve Tv?lerde temsilcilik yaptım. Bir ara İstanbul Bakırköy?de gazetecilik yaptım, ama memleket hasretine fazla dayanamadım, hemen geri döndüm. Osmaniye için çok büyük fırsatları elimin tersi ile ittim. Bu kadar özveri ve memleket sevdama rağmen, ortada dolaşan 3-5 parasının dışında hiçbir özelliği olmayan ve toplumda adam olarak kabul görmeyen, banka müdürlerinin dışında kimsenin sevmediği insanların aleyhimde konuşmaları gerçekten içime batmaya başladı. Ben bir gazeteciyim, hem de belli bir duruşu olan, eğilmeyen, bükülmeyen, kimsenin yalakalığını yapmayan, yazılamayanları yazan bir gazetenin sahibiyim. Türkiye çapında bir çok ünlü yazarın bile tanıdığı bir gazeteciyim. Ben işimi yapıyorum. Osmaniye?de kanunsuz iş yapan benim babam dahi olsa hiç gözünün yaşına bakmam haberimi yaparım. Çünkü benim görevim bu. Ben hocalarımdan böyle gördüm. Bana mesleği böyle öğrettiler.
Benim gıyabımda konuşan 3-5 kendini bilmezinde, benimle ilgili mutlaka bir kuyruk acısı vardır. Ya kendisinin, ya da bir yakının uygunsuz işini haber yapmışımdır. Konuşmasının sebebi de budur. Çünkü benim kimse ile bir düşmanlığım yoktur. Varsın konuşmaya devam etsinler. Keşke benim arkamdan konuştuklarını, cesaret edip yüzüme de konuşa bilseler. Eğer konuşmalarında haklılarsa eleştirdikleri için ellerini dahi öperim.
Beni tanıyan herkes bilir. Yazdığım her şeyinde gerçek olduğunu herkes kabul eder. Kusura bakmayın beyler, ben herkese abi abi deyip, ardında abi dediğim adamlara samimiyetsizlik yapamam. Sevdiğim adama samimiyetimi gösterir, sevmediğim insana da tavrımı koyarım. Toplum da doğru adamların yeri bu yüzden fazla olmuyor. Samimiyetsiz insanlar maalesef kamuoyumda daha çok kabul görüyor. Ben yapmacık hareket yapamıyorum. Benim özüm, sözüm mert. Kabul eden böyle eder, etmeyende benim yanıma bile yaklaşmasın. Kaleme aldığım bu makalenin altında vergi rekortmenleri ile ilgili birkaç satır yazacağım. Aleyhimde konuşan biraz daha çoğalsın.
Geçtiğimiz günlerde Osmaniye Defterdarlığı kentimizdeki vergi rekortmenlerini açıkladı. İnanın o listeyi görünce ben şahsen utandım.
Kurumlar Vergi Rekortmenlerine yetersiz olmasına rağmen, yine de aşama olduğunu söylesek doğru olur. Ancak Gelir Vergisi Rekortmenleri tam bir facia. Halil Erkul ağabeyim, maşallah kendisine yakın 3 mükellefin ödediği kadar vergi ödemiş. Halil ağabeyimin kaderi de benim gibi. Osmaniye?ye ne yapsa yaranamaz. O listeye göre Halil Erkul?u candan kutluyorum. Halil ağabey dosdoğru bir adam. Memleketimize heykelini bile diktirsek hak eder. Ama burası Osmaniye, bura da yağ yakmazsan, herkese abi diye hitap etmezsen kabul görmezsin. Ne yapalım bizi de isteyen kabul eder, istemeyende kendisi bilir.
Benim gördüğüm o liste Osmaniye?ye yakışmamış. Günde 100 bin lira kazanan bir çok işadamı orada yok.






