• Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Salı 0 ° / 0 ° Yok
  • Çarşamba 0 ° / 0 ° Yok

Fatma Zengin


Karanlık Çağ

Karanlık Çağ


Ben bu çağı sevemiyorum, alışamıyorum bir türlü. Bakıyorum da ne kadar çok yolsuzluk, menfaatçilik, nankörlük, adaletsizlik ve saymakla bitiremeyeceğim kadar kötü şeylerin bir arada olduğu bir çağ bu!

Kimisi yıl boyunca emek edip çalışıyor, emeğinin karşılığını alamıyor; kimisi yüzüne sahte bir gülümseme yerleştirip insanlara yalakalık yapıyor; kimisi geceleri tek başına sokağa çıkmaya korkuyor; kimisi evine bir lokma ekmek götürebilmek için, her türlü zorbalığa boyun eğiyor; kimisi sırf boşanmak istediği için canice katlediliyor; kimisi karnını doyurmak için çöplerden ekmek topluyor, kimisi de üç kuruş maaş için sabahlara kadar ders çalışıyor... Geleceğe artık umutla bakmaya korkuyoruz. Acaba yarın neler gelecek başımıza diye düşünmekten uyku girmiyor gözümüze. Üst üstü biriken faturalar, art arda gelen zamlar, vergilerdeki artış, pandeminin yarattığı işsizlik, insanlarda ortaya çıkan psikolojik sorunlar ve daha niceleriyle baş etmeye çalışıyoruz. Elit kesim de çıkmış insanların karnını doyurmak için, verdiği çabayı eleştiriyor; hakaretler savuruyor, onları cahillikle suçluyor. Bazıları da ellerindeki marka telefonlara bakarak, rahat bir hayat sürdüklerini iddia ediyor.

Bir şey diyim mi? Aslında ne kadar paran varsa o kadar sesin çıkıyor bu lanet zamanda. Sorsan el gördülük, onların durumunu anladıklarını ve yanlarında olduklarını söyleyip kenara çekiliyorlar. William Shakespare’in, “Seni anlıyorum” diyen insanlara dediği gibi: “Hissetmediğin bir şeyi anlayamazsın!” Siz de anlamıyorsunuz işte. Hayat sizin ki kadar toz pembe değil maalesef. Bakıyorum insanların haklarını gasp edenler zevk-ü sefa içinde hayat yaşarken; halkımız birçok sorunla yüz yüze kalıyor. Hak etmeyen insanlar rahat bir hayat sürerken, hak edecek insanların bu durumda olması beni fazlasıyla üzüyor. “Cahit Zarifoğlu’nun da söylediği gibi: “... Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle, kemiğimle nefret ettim.” Umarım bir gün her şey çok güzel olur ve herkes hak ettiği hayatı sonuna kadar yaşar. Sözlerimi şu dizeyle sonlandırmak istiyorum: “Bu nasıl çark ulan! Buğday bizim, ezilen biziz. Un bizim, aç kalan biziz. Kim ulan bu doymak bilmeyen şerefsiz.