• Salı 30 ° / 22 ° Güneşli
  • Çarşamba 31 ° / 22 ° Güneşli
  • Perşembe 31 ° / 22 ° Güneşli

İsmet İpek


Osmaniye Sevdalıları

Osmaniye'yi içerden sevenler, "vatan kahramanı" diye adı Şehitlikte altın harflerle yazılı kişilerdir. Ayrıca Osmaniye'de “iz bırakan” mefahirimiz, "halk önderi" insanlarımız da bu grup içindedir.


Osmaniye'yi sevenler 3 gruptur;

İçerden sevenler,

Dışardan sevenler,

Kenardan sevenler.

Osmaniye'yi içerden sevenler, "vatan kahramanı" diye adı Şehitlikte altın harflerle yazılı kişilerdir. Ayrıca Osmaniye'de “iz bırakan” mefahirimiz, "halk önderi" insanlarımız da bu grup içindedir.

Bunlar, PEKİYİ DERECE SEVEN Osmaniyelilerdir.

Osmaniye'yi dışarıdan sevenler, dışarıda yaşayan Osmaniyelilerdir. Onlar, bayramda, seyranda, cenazede düğünde Osmaniye'ye gelip çevresindekilere bolca nasihat edip gidenlerdir.

Bunlar da İYİ DERECE SEVEN Osmaniyelilerdir.

Osmaniye'yi kenardan sevenler, bu şehirde "görev icabı" bulunan kişilerdir. İdareciler, memurlar ve işçiler ile göç edip gelen aileler bu grup içindedir. Bu gruptakilerin çoğu gövdesi Osmaniye'de, aklı memleketindedir. Bunların hemen hepsi hemşehrileriyle beraber olmayı tercih etmişlerdir. Şehirdeki gettolaşmanın öncüleri bu ailelerdir.

Bunlar ORTA DERECE SEVEN Osmaniyelilerdir.

Durup dururken bunları neden söyledim?

Efendim, sadece "durum tespiti" için ifade ettim. Bu, sosyal-psikolojik bir tespittir. Amacım bu şehirdekileri küçültmek veya yüceltmek değildir. Osmaniyeli muhasebesi ve muhakemesi yapmak içindir. Çünkü Osmaniye hızlı kentleşme sürecindedir. Bu sürecin sağlıklı geçmesi gerekir. Bunun için Osmaniye sevgisi daha bir yükselmelidir.

         Osmaniye'de yaşarken başka şehri, meselâ baba memleketini düşünmeye veya sadece hemşehrileriyle birlikte olmayı tercih etmeye sosyal-psikolojide "hemşehrilik hültürü" denir.

         "Modern kültür" hemşehricilik ile değil, "kent kültürü" ile gelişir. Hemşehricilik kültürü ayrımcı, kent kültürü birleştiricidir.

Osmaniye'de yaşayan ve kendini Osmaniyeli sayan herkes, bu şehri sevmelidir.

Osmaniye'yi sevenler, Osmaniye için gerektiğinde ölümü bile göze almasını bilenler, şehitlikte yatan vatan kahramanları gibi duadan başka karşılık beklememelidir.

İşte o zaman onlara Osmaniye sevdalısı denilir.

O zaman Osmaniye'yi "içerden sevenler" grubuna girilir.

Sonuç olarak diyorum ki;

Şehrin minarelerinde ölüm salası verilirken bile “aslen bilmem nereli” diyerek geldiği memleketi değil, rahmetlinin Osmaniye'deki şöhreti anons edilmelidir.

 Kentini seven, kendini sevendir.

Bir apartmanda yaşayanların birbirini sevmesi gibi, Osmaniyeli olanların, Osmaniye’de yaşayanların da hem kendini hem kentini sevmesi gerekir.

Sevmek için Osmaniye'nin güzellikleri yeniden keşfedilmelidir.

Osmaniye'nin somut ve soyut kültür değerleri, tarihi ve doğal güzellikleri bilinmeli, söylenmelidir.

Osmaniye’nin marka değeri yükselmelidir. 

Sözümüzü yıllar önce, Osmaniye sevdalıları için yazdığım ve ailece bestelediğimiz bir şiirle bitirelim.

          Deli gibi sevdalandım,

         Osmaniye diye diye...

         Yandım ateşine yandım,

         Osmaniye diye diye...

 

          Bu ne sevgi, özlem niye?

         Osmaniye diye diye...

         Adımız çıktı deliye,

         Osmaniye diye diye...

 

         Ceren yurdu ovaları,

         Cebel, Zorkun yaylaları,

         Karaçay'ın saf suları,

         Bize Allah'tan hediye...

 

         Bu ne sevgi, özlem niye?

          Osmaniye diye diye...

          Adımız çıktı deliye,

          Osmaniye diye diye...

         (İsmet İpek, Osmaniyeli, Hasret yy. Osmaniye-2009)