Merhaba kıymetli okurlar,
Bizim gazetenin Osmaniye merkez bürosunun bulunduğu Atatürk Caddesi, İstanbul?daki İstiklal Caddesi gibi kalabalık olur. Güneşli bir gün bir bardak çay istedim ve sandalyeyi alıp caddenin kenarına oturdum. Şöyle bir gelip geçen arabalara baktım, çoğu lüks ve 2013 model. Bu araçları kullananların çoğu da devlet memuru veya bir dairenin müdürü. Hemen hesap makinesini istediğim, 20 yıllık maaşını hesapladım. Hanımının çalıştığını düşündüm. Hatta ailesinden başkalarının çalıştığını hesaba kattım. Memur ve amir olduğu sürece gıda almayıp aç kaldığını hesapladım. Çarptım, böldüm, topladım, çıkardım, ama benim hesap makinesi bu hesabı yapamadı. Anladım ki, hesap makinem bozuk. (Bu yazdıklarımdan işini adam gibi yapan memur ve amir alınmasın lütfen)
Esnafların canını dişine takıp var olmaya çalıştığı, hatta buna rağmen de bazılarının iflas edip sefilleri oynadığı bir dönemde, Türkiye?nin en rahat insanları işini bilen memur ve amirlerdir. Aldığı 3 bin lira maaşla, birkaç yıl içinde 5 milyon lira para veya mülk sahibi oluyorsa bu işte rüşvet ve haksız kazanç yokta neyde var?.
Bana göre İstanbul?da çıkan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu, Ak Parti için çok büyük bir şans. Çünkü Başbakan Erdoğan her zaman rüşvete ve yolsuzluğa karşı olduğunu söylüyor. Sayın Başbakan Erdoğan buradan yola çıkarak içinde ne kadar bu tür adam varsa temizleme yoluna gitmeli. Bu ülke bugüne kadar ne çektiyse yolsuzluk ve rüşvetten çekti. Hatta sayın Başbakan Erdoğan içinde yaptığı temizlikten sonra, şu mal varlığı tavana vuran memurları ve amirleri de bir soruşturma ile hesaba çekmeli. Türkiye?de bir grup çöpten ekmek toplayarak karnını doyurmaya çalışırken, başka bir grupta balı börekler yiyerek hayatını yaşamamalı. Herkes helalinden kazandığı ile geçinmeli.
Sevgili okurlar, bu ülkede yıllardır birileri senin, benim sırtımdan krallar gibi yaşıyor ve kimsenin de çıtı çıkmıyor. Bana göre hepimiz yolsuzluk ve rüşvet olaylarında kendimizi temiz eller savcısı gibi görmeliyiz ve haksız para alan her kimse Ankara?ya bir elektronik posta ile duyurmalıyız. Bu ülkede bir gün gelip herkes hakkına razı olduğu ve yolsuzlukların bittiği gün dünyanın en büyük ülkesi kesinlikle Türkiye olur. İstanbul?daki yaşanan büyük rüşvet ve yolsuzluk olayı kesinlikle Türkiye?nin iyice silkinerek pisliklerden arınıp tertemiz ülke olması için tarihi bir fırsattır. Benim izlenimlerime göre de, sayın Başbakan Erdoğan, yolsuzluğa göz yummayıp gereğinin yapılması için, üzerine düşeni yapacak gibi görünüyor. Türkiye kesinlikle rüşvet ve yolsuzluk olaylarından arınmalı. Yapan herkimse adalet önünde hesap vermeli. Hatta haksız kazanç sağlayan bir çok memur ve amirin mal varlıklarına el konmalı ve hazineye gelir kaydedilmeli. Yeter artık. Türkiye kimsenin çiftliği değil. Herkes hakkına razı olsun.




