• Cuma 25.8 ° / 19.6 ° Bulutlar
  • Cumartesi 28.7 ° / 20.5 ° kırık bulutlar
  • Pazar 28.1 ° / 21.7 ° Dağınık bulutlar

Öğretim Elemanı Alaiddin Koşar


Yanıyor muyuz, Yakıyorlar mı ?

Yanıyor muyuz, Yakıyorlar mı ?


Değerli okurlar, son iki gündür ön planda Manavgat olmak üzere Osmaniye ve Mersin’de de orman yangınlarına şahit olduk ne yazık ki. Hatta ben bu yazıya başlarken okuduğum bir habere göre Marmaris, Kilis ve Kütahya’da da orman yangınları başlamış.

Öncelikle size bazı istatistikler vermek istiyorum. Dünya’da her yıl yaklaşık 1-1.5 milyon hektarlık alan yanmaktadır. Dolayısıyla yılda ortalama 500 milyar adet ağaç alanı yok oluyor demek. Türkiye’de orman yangınlarına bakıldığında ne yazık ki %49’unun faili meçhul olduğunu görüyoruz. Hemen hemen her iki yangından biri faili meçhul. Son 10 yılda ise ülkemizde yaklaşık 85.000 futbol sahası kadar ormanlık alanımız yanmış…

Peki bu yangınlar neden çıkıyor? Yangınlar iki şekilde çıkar. Ya tek bir noktada başlayan ve doğal yollardan çıkan yangın (bazen kasıtlı da olabilir) ya da birden fazla noktada başlayan yangın. Birden fazla noktada başlayan yangınların doğal olma olasılığı milyonda bir bile değildir. Kesinlikle sabotajdır. Manavgat ilçesinde çıkan yangın ise 4 farklı noktada başlamıştır ve sabotajtan başka bir şey de değildir. Bunu muhtemelen diğer illerimizde çıkan yangınlar için de söyleyebiliriz.

Biz ülke olarak her sene yaz aylarında onlarca defa bu olayı yaşıyoruz ne yazık ki. Bunlara karşı nasıl bir çözüm yolu bulunur bilemiyorum ama ormanlık alanlara yakın bölgelere yapay göletler yaparak, su depoları konumlandırarak, çok sayıda mobese kameraları takarak ya da yaz aylarında riskli bölgelere nöbetçi itfaiye personelleri ve arabaları koyarak bir nebze de olsa yangına erken müdahale etme şansı yakalayabiliriz.

Özellikle yaz aylarında ve tatil yörelerinde çıkan bu sabotaj yangınların sebebi yerli ve yabancı turistlerin gözünü korkutarak, o bölgeye kalıcı zararlar vererek ekonomiye darbe vurmaktır. Başlıca sebep bu olmakla birlikte farklı sebepleri de olabilir. Ancak bunları planlayanlar ve yapanlar, mahsulü yanan köylünün, evsiz kalan insanların, ölen ve yaralanan hayvanların, doğaya verilen bu zararın hakkını ne bu dünyada ne de öbür dünyada ödeyemezler. Bu bir insanlık suçudur, seri cinayetten ve terörden hiçbir farkı yoktur.

Yazının başlığındaki sorunun cevabına gelince, ciğerlerimiz yanmıyor; ciğerlerimizi yakıyorlar…