• Pazar 16 ° / 14.3 ° Moderate rain
  • Pazartesi 17.1 ° / 14 ° bulutlu bulutlar
  • Salı 17.7 ° / 12.5 ° Dağınık bulutlar

Fatma Zengin


Zihnimin Duvarları

Zihnimin Duvarları


Dışarıda şiddetli bir şekilde yağmur yağıyor. Rüzgâr, her bir yağmur damlasıyla raks ediyor adeta. Bu dansa ayak uyduramayan birkaç damla, penceremin camına gelip kendine bir rota belirleyerek usul usul süzülüyor amaçsız bir şekilde. Gözlerim damlaların birinde takılıp kalıyor. Düşüncelerim tıpkı dışardaki sağanak gibi şiddetle ele geçiriyor zihnimin her bir köşesini. Nefes alıp verişlerim hızlanıyor, soğuk soğuk terlemeye başlıyorum. Düşünüyorum bir an. Ya bende o damlalardan biriysem ve savrulup duruyorsam hayat denilen bu kavganın içinde. Ruhum sancıyor. Düşüncelerim başka bir düşünceye gebe kalıyor.

Kafamın içinde binlerce soru peydah oluyor bir anda. Anlamlandıramıyorum, bir cevap bulamıyorum kafamın içindekilere. Sanki karşımda çok yüksek bir duvar var. Ne geriye dönebiliyorum ne de ileri gidebiliyorum. Sıkışıp kalmış gibi hissediyorum. Ruhum bedenimi yoruyor, bedenim ise ruhumu. Tırmanmaya çalışıyorum o yüksek duvarı ama her seferinde bir bakıyorum ki ellerim, dizlerim kan revan içinde. Bir ayna asılı duruyor duvarda usulca yaklaşıp bakıyorum yüzüme; alnımda derin derin çizgiler, gözlerimde ise büyük bir yorgunluk. O anda çocukluğum selam duruyor adeta karşımda. Bisiklet sürmeyi öğrendiğim zamanlar geçiyor gözlerimin önünden. İçimde bir korkuyla çeviriyorum pedalları. Her defasında biraz daha yol kat ediyorum fakat dengemi kaybedip düşüyorum. Ellerim ve dizlerim kanlar içinde kalıyor. Oturup ağlıyorum orada. Babam geliyor yanıma, saçlarımı büyük bir şefkatle okşayıp şu sözleri fısıldıyor kulağıma: “Hayatta böyledir işte sürekli ayağına engeller takılır. Önemli olan kaç kere düşmüş olman değil; her düştüğünde yeniden kalkabilmendir. Hadi kalk ve bunun da üstesinden gel!” Tekrar tekrar tırmanmaya çalışıyorum duvarı bu sefer içimde büyük bir umut var. Başaracağım diyorum kendime sürekli. Başaracağım! Kurtulacağım buradan.

Her tırmanışta daha çok yaklaşıyorum. Bilmem kaçıncı denememde tutunuyorum duvarın zirvesine. Yavaşça çekiyorum kendimi yukarıya. O esnada gözlerim aralanıyor kendimi koltukta kıvrılmış halde buluyorum. Anında bakışlarım pencereye yöneliyor. Bir bakıyorum ki tıpkı zihnimdeki o kasvetli düşüncelerin dağılması gibi, dün geceki kasvetli hava da dağılmış; yağmur yerini çoktan güneşe bırakmış, kuşlar neşe içinde şakıyor. Yüzüme büyük bir gülümseme yayılıyor o esnada. Derince bir oh çekiyorum ve mırıldanıyorum kendi kendime: Sonunda başardım, özgürüm artık!