Tarih: 25.10.2016 06:01

Karartma Mitingleri !

Facebook Twitter Linked-in

Malum mahalli seçimlere bir haftadan az zaman kaldı. Ulusal ve yerel basında artık yoğun bir propaganda bombardımanına maruz kalıyoruz. Bu konuda Sayın Başbakan ve partisi maşallah(!) çok mahirler! Meclisteki iki(CHP ve MHP) muhalefet partisinin yaptığı meydan mitinglerinin toplamından fazla miting yapmaları bunun göstergesidir diye düşünüyorum. Sahi Sayın Başbakan İstanbul dâhil şimdiye kadar 55 ilimizde miting yaptığını söylüyordu. Seçime kadar kim bilir sayı ne olacak?Sizce niçin bu telaş? Sonuçta mahalli idareler seçimi! Şu ekonomik krizde bu seçimi Referandum veya Genel Seçim havasına sokmanın anlamı nedir? Bizler vatandaşlar olarak yaşadığımız il, ilçe, belde her neyse belediye başkanlarını seçeceğiz. Eleştirel düşünelim! Acaba bu telaşenin altında Yoksulluk,Yolsuzluk,İşsizlik,Sadaka gibi konuların tartışılmasını önlemek çabası mı yatıyor?Sayın Başbakan ki kendisi Kasımpaşalı, hatta bazılarına göre Davos Kahramanı ( oturumu idare eden Gazeteci Moderatöre one minute demiş ve tepki göstermişti!) herhangi bir televizyon programında ana muhalefet partisi lideriyle açık oturumdan neden imtina ediyor? Öyle ya örnek aldığımız Batı Demokrasilerinde ve Amerika?da bu gelenek var! Bizde de Sayın Baykal 2002 seçimlerinden önce Şimdiki Başbakanımızla Uğur Dündar?ın sunduğu bir tartışma programına katılmıştı! Hatırlayın! Öyle değil mi? Öyleyse Sayın Başbakan Ana Muhalefet Lideriyle ülke meselelerini televizyonda tartışmayı şimdi niçin kabul etmiyor? Niçin? Bunu vatandaşlar olarak bizler sorgulayalım! Bir konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı ne diyordu? ?Aklımızı kullanırsak mutluluğu, kullanmazsak acıyı paylaşırız!? Bizler huzuru, mutluluğu paylaşmak istiyorsak aklımızı kullanalım. Duygusal tepkilerin nelere mal olduğunu görelim. Ortak kanaate varmaya çalışalım. Bu ülke hepimizin, yani nüfus kâğıtlarımız ülkemizin tapusunun bizlere ait olduğunu gösteriyor. 2002 yılında ne idik şimdi ne durumdayız? 2002 yılında nelerimiz vardı şimdi nelerimiz kaldı?2002 yılında İstanbul Borsası, Bankalar, Enerji Kaynakları, Madenler, Telekomünikasyon kuruluşları, limanlar, fabrikalar daha neler neler bizlere aitti.Şimdi özelleştirme adına çoğu yabancılara satıldı. Yabancılara toprak satılması ise ayrı bir olaydır. Toprak deyince aklıma Kenya Kurucu devlet başkanının çok bilinen sözü geldi. "Batılılar Afrika?ya geldiklerinde ellerinde İncil, bizim ellerimizde topraklarımız vardı. Batılılar bize, gözlerimizi kapatıp dua etmemizi öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise, bizim elimizde İncil, Batılıların ellerinde topraklarımız vardı!"Yıl 2009 bizler gözlerimizi açtık mı acaba? Yoksa hala uyuyor muyuz? Nasıl (Allah,Kitap, Peygamber,Din,İman ile) uyutuluyoruz sizler benden daha iyi bilirsiniz! Öyleyse ?durmak yok uyumaya devam? diyeceğim ama bu sefer de Fuzuli?nin ?Söylesem tesiri yok, söylemesem gönlüm razı değil.? sözünü hatırladım.Bu vatana, millete kendini borçlu hissedenler tesiri olsun olmasın kötü gidişata gönülleri razı değil ise bunu dile getirmelidirler. Yoksa Allah korusun, Hz Peygamberimizin deyimiyle ?Dilsiz Şeytan? konumuna düşerler ki kimse öyle olmak istemez! Siz ister misiniz? En iyisi, bizler Türkiye?mizin Kurucusu Atatürk?ün bir sözünü aklımızdan hiç bir zaman çıkarmayalım! ?Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra istikballerini kaybetmeye mahkûmdur.?




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —