"Ak-sağcılar, ak-solcular?"

Etrafımızda görüyoruz ki herkes gidişattan şikâyetçi, kimi hayat pahalılığından, kimi işsizlikten, kimisi terörden, kısacası ülkenin içinde bulunduğu durumdan yakınmayan yok. Ülkenin içinde bulunduğu durum deyince, birilerinin hemen "durumdan vazife" çıkarması beklenmesin; çünkü bu sefer sivillerin durumdan vazife çıkarmaları ülkenin daha da hayrına olacağı açıktır. Sadece durum tespiti yapan, kendi aralarında ülke sorunlarını konuşan çeşitli kesimden sivil vatandaşların bu tespitlerini halkla paylaşmaları gerekiyor, gerekmeli. Herhangi bir esnafla konuştuğunuzda, hâlinin perişanlığından ve piyasada adı konmamış bir piyasa krizinden bahsediyor. O zaman düşünüyorsunuz, "Bu ESNAF ODALARI ne işe yarıyor?" diye. Memur ve öğretmenlerle görüştüğünüzde de derdin bini bir para... O zaman, "Bu MEMUR ve ÖĞRETMEN SENDİKALARI ne işle uğraşır?" diye sormadan edemiyorsunuz. Çiftçilere, tarımla uğraşanlara kulak veriyorsunuz; "Öldük bittik!" diye sadece feryat duyuyorsunuz. O zaman, "Onca ÇİFTÇİ ve TARIM KURULUŞLARI bunca zamandır neredeler?" diye sormak zorunda kalıyorsunuz. Siyasi irade temsilcilerinin dahi başarısız olduklarını itiraf ettiği İŞSİZLİK problemini aklınıza getirip işçilerle konuştuğunuzda, "Nerede bu İŞÇİ SENDİKALARI, ne işe yarar bunlar!" diye haykırmadan edemiyorsunuz. Geçen yıl kimsenin tasvip etmediği, herkesin kınadığı, bir suikasta kurban giden Hrant Dink`in ailesine ve son zamanlarda TÜRBAN mağduru (!) olduğu söylenen kız çocuklarının ailelerine telefonla tesellide bulunan; ama aynı hassasiyeti ŞEHİT ailelerine gösterdiğini ortaya koymayan ve bangır bangır şehitlerin hakkını savunmayan yetkililer ve sivil toplum kuruluşları aklınıza geldiği zaman, "Acaba bu Sivil Toplum Kuruluşları ne için varlar ki!.." diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz... Dönüp ENGELLİLERLE ilgilenmek için yola çıkan sivil toplum kuruluşlarına bakıyorsunuz; sadece "3 Aralık Dünya Özürlüler Günü"nde var olduklarını görünce sormadan edemiyorsunuz: "Bu siviller diğer 364 gün boyunca neyle iştigal ederler acaba?!" Sonunda oturup kara kara fakat umut içinde düşünüyor ve soruyorum herkese: Emperyalistler ve işbirlikçileri, bölücüler, şunlar bunlar vs. hedeflerine doğru ilerlerken, bu ülkenin vatandaşları olarak, Türk Milleti`nin bir ferdi olarak bizler ne yapıyoruz, görevimiz sadece seyirci kalmak mı, sahi bizler ne işe yarıyoruz, bizler? "1980 Darbesi öncesinde kendilerine türlü isimler vermiş olan Yeniden Millî Mücadeleciler, Devrimciler, Ülkücüler, Sağcılar, Solcular şimdi sadece birer seyirci vatandaş olarak mı hayatlarını sürdürüyorlar acaba?" sorusuna yanıt arıyorsunuz ve bakıyorsunuz bunlardan kimi AK-Solcu, bazıları AK-Ülkücü, kimisi de AK-Merkez Sağcı olmuşlar. Fakat ne yazık ki, bu yeni kimlikleriyle aslında inanmadıkları bir siyasi oluşumun sadece yaması gibi duruyorlar... Bu yamalı bohçanın kötü gidişinin, kendiliğinden bir parçalanmaya sebep olacağını, en azından Adalet Partisi ve Kalkınma Partisi olarak kişilikli iki partiye dönüşeceğini görür gibi oluyorum. Öyleyse bu kötü gidişata sadece seyirci kalmak istemeyen vatandaşların düşüncesine yakın bir siyasi partiye üye olmaları, hatta görev almaları şarttır. Durumları siyasi partide görev almaya imkân vermeyen vatandaşların ise mutlaka bir Demokratik Kitle Örgütüne, diğer adıyla Sivil Toplum Kuruluşuna üye olmaları artık gerek ve şarttır, diye düşünüyorum. Atatürkçü Düşünce Derneği ve TEMA Vakfı gibi, üye olunacak çok sayıda kuruluş var, yeter ki birini seçin. Ve demokrasinin olmazsa olmazlarından "Temsil, Katılım ve Denetim" görevinizi üstlenip sadece oy zamanlarında sandığa gitmekle mükellef olmadığınızı gösterin. **** Dokunulmazlıkları kaldırmayan meclis istemiyoruz. Mehmet Sağlam



Güncel 25.10.2016 06:01:10 0

İlginizi Çekebilir

1

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hatay'da ziyaretlerde bulundu

2

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI - Depremlerden etkilenen Hatay, 2027'de tamamen yenilenmiş altyapıya kavuşacak

3

IC İçtaş İnşaat King Khalid Uluslararası Havalimanı terminallerinin yapımını tamamladı

4

Hatay'da minibüsle çarpışan motosikletin sürücüsü yaralandı

5

Beyaz örtü içinde Salda Gölü manzaralı kayak keyfi

6

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI - Deprem, vefat, tedavi zorluklarını sporla aştı, milli takımla gururlandı

7

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI - Depremde 14 sporcusunu kaybeden İstiklalspor, sahadaki başarısıyla kente umut oluyor

8

Kolon kanserinde düzenli tarama erken tanı için belirleyici rol oynuyor

9

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI - Depremzede aşçı, kendisini hayata bağlayan AFAD arama kurtarma ekibiyle buluştu

10

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI - Kahramanmaraş'ın yeniden inşasında depremzede mimar ve mühendisler de yer aldı