İlginizi Çekebilir

1

Hatay’da yangın: Ev kullanılamaz hale geldi

2

Elbistan’da sahte alkol operasyonu

3

İskenderun’da motosiklet hırsızlığı şüphelisi 2 kişi yakalandı

4

Mısır’ın ihracata kota getirmesi Kahramanmaraş’taki o sektörü zora soktu

5

Mezitli Belediyesi’nin kardeş kenti Mersin’de

6

Adana’da 2 bin 650 polisle “Huzur ve Güven” uygulaması

7

Hatay’da kuyuya düşen yavru kediyi itfaiye kurtardı

8

Hatay’da iki motosiklet çarpıştı: 3 yaralı

9

Hatay’da 6 bin 670 sikke ele geçirildi

10

Hatay’da Amanoslar kırsalında tuzaklanmış patlayıcı imha edildi



Antika merakıyla beyaz perdeye malzeme desteği sağlıyorlar

Antika merakıyla beyaz perdeye malzeme desteği sağlıyorlar

KAHRAMANMARAŞ - İZZET MAZI - Kahramanmaraş'ta antika eşyalara merak salan ve yaklaşık 10 bin parçalık koleksiyon sahibi olan 3 arkadaş, tarihi dizi, sinema ve belgesellere malzeme desteği sağlıyor.

Gençlik yıllarında antikacılığa gönül veren 49 yaşındaki Cahit Altıgöz, 33 yılda yaklaşık 10 bin parça eşyaya sahip koleksiyoner haline geldi.

Altıgöz, son yıllarda bulduğu parçaları arkadaşları Halil Güvenen ve Ali Kaynakyeşil ile tamir ediyor. Kahramanmaraş'ta "tarihi eser doktorları" olarak tanınan Altıgöz ve arkadaşları, antika meraklılarını atölyelerinde ağırlıyor.

Üç arkadaş, eski yıllardan kalma tüfek, kama, matara, tarım aletleri, bindallı ve çeşitli kıyafetler ile radyo ve televizyon gibi eşyaların aralarında bulunduğu parçalarla "nostalji müzesi" açmaya hazırlanıyor.

Beyaz perdeye de malzeme desteği sağlayan koleksiyonerler, şimdiye kadar "Hercai", "Yedi güzel adam", "Çırağan düşerken", "Hanımın çiftliği" gibi dizilere, "Ateşler içinde Maraş" ve "İstiklalden istikbale" isimli belgesellere ve "Dondurmam gaymak" isimli filme katkı sağladı.

Geçimini antika eşyaların tamiratından sağlayan Altıgöz, AA muhabirine, ortaokul yıllarında eline geçen kömürlü ütü ile eski eşyalara merak sardığını söyledi.

Eski eşyaları saklamaya başladığını, çevresindeki herkesin de bu merakına katkı sağladığını anlatan Altıgöz, şunları kaydetti:

"Sonra lambalı radyolar bulmaya başladım. Bunların bakımlarını yaparken çevremin katkısı da her geçen gün arttı. Köylerden eski tarım aletlerini de koleksiyona dahil etmeye başladım. Sonrasında da bu eşyaları onarmaya başladım. El emeği göz nuru bir malzemeyi bulduğumda ona sevgi, emek katıldığını, içerisinde hayat ve anılar barındırdığını düşünüp benim gözümde daha değerli hale geliyor. Zamanla ailelerden, babadan, dededen kalan malzemeleri tamire başladım ve koleksiyon büyüdü."

Altıgöz, zamanlarının büyük bir kısmını geçirdikleri atölyenin üst katında vatandaşların ziyaret edebileceği teşhir, tanıtım ve kültür bölümü hazırladıklarını dile getirdi.

- Dizi ve belgesellere malzeme desteği veriyor

Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında özel kurumların oluşturduğu müzelerle dönem dizileri ve belgesel filmlere de malzeme desteği sağladıklarını ifade eden Altıgöz, şöyle konuştu:

"Elimizde, sosyal yaşamda ve milli mücadele döneminde kullanılmış eserlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 10 bin eserimiz var. Çocukların oynadığı ağaçtan yapılmış oyuncağa kadar hemen hemen her şey var. Bunları da en güzel şekilde sergileyip gelecek nesillere aktarmak için bir müze projesiyle devam ettirmek istiyoruz. Şimdiki insanlar her şeye çabuk ulaştığı için mutlu değiller. Mesela elimizde bir Osmanlı kıyafeti var, en az 300 yıllık bir ürün. 400-500 yıllık kılıcımız var, 300 yıllık kamamız var. Bu kadar malzeme, tam 33 yılın eseri. Bu 33 yılı da en güzel şekilde gelecek nesillere aktarmak, tanıtmak, atamızın, dedemizin, ecdadımızın kültürünü yok etmemek için bir köprü vazifesindeyiz. İş yerimize gelenlerin yüzde 80'i gezmek ve eski kıyafetlerle resim çektirmek için geliyorlar. Ruhu olan malzemelere, el emeği, sanatı ve işçiliği olan malzemelere dokunmak için geliyorlar. Bu da çok hoşlarına gidiyor."

- Tamire geldi, beraber yol almaya başladılar

Halil Güvenen de uzun yıllar önce radyosunu tamir için getirdiği Altıgöz ve Kaynakyeşil ile çalışmaya başladığını söyledi.

Eski eserleri gün yüzüne çıkarmayı ve onlarla zaman geçirmeyi sevdiğini anlatan Güvenen, "Eskileri canlandırmak, hayata geçirmek, yaşatmak çok güzel bir duygu. Bir eseri yaptığım zaman seviniyorum, hayranlık duyuyorum, çok hoşuma gidiyor. Eski eşyalara alışan insanlar bırakamaz. Benimki de o hesap." ifadelerini kullandı.