Tarih: 14.03.2023 13:18

“EYT konusunda arabuluculuk tutanakları, işveren ve çalışan için bağlayıcı olacaktır”

Facebook Twitter Linked-in

EYT konusunda hem işveren hem de çalışanların nasıl yol izlemeleri konusunda açıklamalarda bulunan Avukat Arabulucu Filiz Metin, “Arabuluculuk tutanaklarının her iki taraf için de bağlayıcı nitelikte olması gerekiyor. Tarafsız olan arabulucuların sürece dahil edilmeleri ile süreç yazılı ve resmi hale geleceği gibi, sürecin doğru yürütülmesi ile, anlaşma ve çalışma ilişkisinin istikrarı sağlanabilecektir” dedi.

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili hususları düzenleyen kanun 3 Mart 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yaklaşık 5 milyon çalışanı etkileyen düzenleme kapsamında, 2023 yılında 2 milyon 250 bin kişi emekli olabilecek. Kanunun aradığı koşullara sahip olanlar, herhangi bir süre sınırı olmaksızın, SGK ve e-Devlet’ten başvuru yapabiliyor. EYT kapsamında emekliliğe hak kazananların bir kısmı emeklilik ardından çalışmaya devam etmeyi, bir kısmı ise gerçek bir emeklilik hayatına geçişi seçmeyi planlıyor. Hem işveren hem de çalışanların izlemeleri gereken yol ve haklarının neler olduğu konusunda bilgi veren Avukat Arabulucu Filiz Metin, emeklilik sürecinde tarafların haklarının korunması gerektiğine vurgu yaparak, “Alacağın belli bir rakama bağlanması, tarafların birbirini kırmasına, üzmesine neden olabilecek iletişim kazalarının giderilmesi gerekiyor. Ödemenin taksitlendirilmesi, kıdem tazminatını almadan çalışmaya devam edilmesi halinde, çalışanın bir hak kaybı yaşamaması, taraf iradelerinin ne şekilde olduğunun Adalet Bakanlığı Lisanslı arabulucularca resmi olarak kayıtlanması her iki tarafın da menfaatinedir. Tarafsız olan arabulucuların sürece dahil edilmeleri ile süreç yazılı ve resmi hale geleceği gibi, sürecin doğru yürütülmesi ile, anlaşma ve çalışma ilişkisinin istikrarı sağlanabilecektir” dedi.

“Söz uçar yazı kalır”
Emeklilik sürecinde işverenlerin ve çalışanların süreci arabuluculuk yolu ile yazılı ve taraf iradelerini net şekilde ortaya koyan arabuluculuk tutanakları ile ihtilaftan ari hale getirilmesine vurgu yapan Metin, “Zira arabulucular aynı zamanda avukat olduklarından, hukuki konulara vakıf olmalarının yanında, tarafların yukarıdaki şekilde farklı çalışma versiyonlarını tercih etmeleri halinde, bu ortak iradelerinin arabuluculuk tutanakları ile yazılı ve resmi hale getirilmesi her iki taraf bakımından da huzur ve hukuki güvenlik alanı sağlayacaktır. Söz uçar yazı kalır. Taraflar iradelerini arabulucu huzurunda ifade ederken, hiç konuşulmayan ya da mutabık kalınmayan konular veya ihtilaf halindeki konular netlik kazanacak, içeriği her iki taraf içinde uygun olan arabuluculuk tutanakları ile süreç yazılı ve resmi hale gelecektir. Arabuluculuk tutanakları her iki taraf için de bağlayıcı nitelikte olduğundan, ileri de aksine davranış söz konusu olamayacaktır” şeklinde konuştu.

“İhbar tazminatı çalışana ödenmez”
EYT kapsamında kıdem tazminatına da değinen Metin, “İşten istifa sureti ile ayrılıp, emekli olduktan sonra, yeniden aynı işyerinde işe devam etmek isteyenler kıdem tazminatlarını alma ya da almadan ikinci dönemde çalışmaya devam etme hususunda serbestler. Kıdem tazminatını almak isteyenlerin emeklilikle birlikte son giydirilmiş brüt ücrete göre hesaplanan kıdem tazminatlarını ve varsa diğer işçilik hak ve alacaklarını elde edecekler. İhbar tazminatı çalışana ödenmez. Bu durumda çalışanın emekli olduktan sonra, ikinci dönemdeki çalışması yeni bir iş ilişkisi gibi olacaktır. İkinci dönemde 5 yıl çalışırsa, işten ayrıldığında son giydirilmiş brüt ücreti üzerinden 5 yıllık kıdem tazminatı ve varsa diğer işçilik hak ve alacaklarını alacaktır. İlk dönemde almış olduğu kıdem tazminatı, ikinci dönem sonunda avans niteliğinde sayılmayacak ve iki dönemde ayrı ayrı hesaplamaya konu olacaktır” diye konuştu.

“Çalışanın yıllık izin hakları toplam çalışma süresine göre kullanılacaktır”
Çalışan emekli olup çalışmaya devam ettiğinde ise, yıllık izin süresi birinci dönemi de kapsayacak şekilde hesaplandığını belirten Metin, “Zira yıllık izin ihtiyacı, çalışanın yıllara yayılan yıpranması ve zamanla izin ihtiyacının artması sebebiyle, ilk dönem ve ikinci dönem bir bütün sayılarak toplam ne kadar izin hakedişi doğuyorsa çalışan bu kadar süre izin kullanacaktır. Çalışanın emekli olup kıdem tazminatını almadan işe devam etmek istemesi halinde de, ikinci dönem sonunda hesaplanacak olan kıdem tazminatı birinci ve ikinci dönem çalışma yılları toplamı üzerinden hesaplanıyor. Çalışan birinci dönemde 5 yıl, ikinci dönemde 3 yıl çalışmışsa, çalışana ödenecek olan kıdem tazminatı toplam 8 yıl dikkate alınarak, hiç çıkış, giriş yapılmamışçasına hesaplanıyor. Çalışanın çalışması karşılığı hak ettiği başkaca alacaklar varsa ayrıca kendisine ödenecektir. Yıllık izin hakları hiç çıkış ve giriş yapılmamış gibi düşünülerek, birinci ve ikinci dönem toplam çalışma süresi dikkate alınarak kullanılmaya devam edilecektir” ifadelerini kullandı.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —