KGK ÜYELERİ KAYISININ BAŞKENTİ MALATYA’DA TOPLANDI

Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK) bu ayki toplantısıkayısı diyarı Malatya’da gerçekleştirildi. KGK Aylık Yerel Meclis Toplantısı’nı Malatya Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirdi. KGK Onursal Başkanı Yavuz Donat’ın da katıldığı toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Büyükşehir Belediye Başkanı Selahaddin Gürkan’ın da katıldığı ve gazetecilere hitap ettiği açılış bölümünde, başkan gazetecilerden beklentilerini dillendirirken, KGK Başkanı Mehmet Ali Dim de başkana gösterdiği yakın ilgiden dolayı teşekkür etti.

Genel başkan Dim, “Malatya Medya Buluşması sonrası kentten ayrılma vakti geldi. Bu buluşma KGK Malatya Temsilcileri Kemal Deniz ve M.Duran Özkan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Her iki KGK Üyesi arkadaşımıza ev sahipliklerinden dolayı teşekkür ederiz. Başka bir KGK buluşmasında buluşmak umuduyla tüm üyelerimize çalışmalarında başarılar dilerim” dedi.

KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Malatya Toplantısı ile ilgili izlenimlerini şöyle anlattı:

Tarihte Malatya'nın adı Kültepe tabletlerinde Melita olarak, Hitit tabletlerinde ise "Maldia" olarak geçiyormuş. Malatya'nın isim kökü Hititçede bal anlamına gelen "melid"den türediği ve Hitit kitabelerinde "öküz başı ve ayağı" ile ifade ediliyormuş. "Melit+ava" ise "bal ülkesi" anlamına gelmekteymiş. Sonra bu isim "Meliddu", "Melide", "Melid", "Milid", "Milidia", "Melitea" olarak kitabelerde geçmiş. Malatya'yı ele geçiren Araplar, şehre "Malatiyye" ismini vermişler. Türklerin Malatya'yı fethetmesiyle isim bugünkü halini almış ve 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla ismi Malatya olarak resmileşmiş.

Günümüzde ise, Malatya kayısısıyla bilinen bir kent, öyle ki; kayısı yaşamın tüm alanına şu veya bu şekilde etki etmekte ve nüfusun yüzde 60’ının gelir kaynağını oluşturmakta. Şehrin ana ekonomik girdisini oluşturan kayısı, Malatya ihracatının en önemli kalemini oluşturmakla birlikte 2017 yılında, Gaziantep baklavası ve Aydın incirinden sonra Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alan Türkiye’nin üçüncü ürünü olarak ülke ekonomisine yıllık 300-350 milyon dolar tutarında girdi sağlayan önemli ihraç kalemlerinden biri. Malatya Ticaret Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ın tüm çabaları kayısının uluslararasında tanıtımını ve satışını üst bir noktaya taşımak. Bu nedenle “Lisansı Depoculuk” ile çalışmalarını hayata geçirmişler ve bu alanda ciddi adımlar atıp yol almışlar.

Kayısı deyip de geçmemek lazım,yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden kayısı, hem tadı hem de faydalarıyla gönülleri fethediyor. A, C, E vitaminleri ile demir, magnezyum, kalsiyum ve fosfor bakımından zengin bir besin olan kayısı,cilt kırışıklığı ve cilt sağlığına yaptığı katkı nedeniyle en çok tüketilen kurutulmuş ürünlerin başında geliyor. Kayısının yaygın olarak bilinen faydaları ise; Akciğer ve cilt kanserine karşı koruyucu etkisi, migren, kalp krizi, kabızlık, kemik erimesine karşı etkisiyle birlikte kan yapıcı özelliği nedeniyle gelişme çağındaki çocuklar için annelerin tercih ettiği ürünlerin başından geliyor.

ÇINAR PARK

Boyu yaklaşık 15 m olan çınar ağacının bulunduğu alan 2.derece sit alanı ilan edilmiş ve koruma altına alınmış. Etrafındaki gözelerden su akan çınar ağacını bir rivayete göre Battalgazi hayvanlarını sulamaya buraya getirmiş, suladıktan sonra da elindeki çınar çubuğunu suyun kenarına dikmiş ve o çubuktan da bugünkü çınar ağacı yetişmiştir.

Battalgazi Belediyesi Tarihi Çınar Ağacı Rekreasyon Alanı Projesi, ile bu alanı halkın günlük olarak yararlanabileceği bir sosyal tesise dönüştürmüş, böylece hem çınarı koruma altına almış hemde çevrenin doğal yapısı korunmuş. Çınar Parkının içinde bisiklet ve yürüyüş yolları, suni gölet, oturma grupları, çocuk parkı, mesire alanları, bölgede yaşayan medeniyetleri anlatan rölyeflerle işlenmiş duvarlar yer almakta. Bu medeniyet duvarında ilçenin temayüz etmiş tarihi ve kültürel değerleri duvarlara nakşedilecek böylece insanlara geçmişi ve değerleri hakkında farkındalık kazandırılacak bir mekân olarak tasarlanmış. Böyle bir mekânda Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder bizleri misafir etti. Alçak gönüllüğüyle bizlerin üzerinde olumlu etki bırakan başkan, gazetecilere hitaben yaptığı konuşma ve KGK Başkanı Mehmet Ali Dim’in teşekkür konuşmaları ardından yemeğe geçildi, yemeğin ardında Çınar Park içinde gazeteci arkadaşlarla sohbet ettikten sonra ilçeyi geziyoruz.

TARİHİN İLK DEVLETİ: ASLANTEPE

1932 yılında Fransız arkeologlar tarafından kazı çalışmalarına başlanan Aslantepe Malatya’nın 7 km uzağında Battalgazi ilçesine bağlı Orduzu mahallesinde yer almakta. MÖ 5 bin yıllarında iskân edilen bölge tarihteki ilk saray kalıntıları ve bulunan çok sayıda mühür ile o tarihteki aristokratik, siyasi, dini ve kültürel bir merkez olarak öne çıkmakta. Bulunan mühürler ise yerleşimin bir ticari merkez olduğuna işaret etmekte.

Yerleşim, su kaynaklarının bolluğu ve Fırat nehrinin taşkın sahasının dışından kalması nedeniyle tarıma çok elverişli topraklara sahip bir bölge olarak, yerel hâkim sınıf tarafından yönetilmekteymiş. Bu hâkim sınıf hem politik, hem ekonomik hem de dini erki elinde tutuyormuş. Bu yönüyle de Aslantepe Anadolu’daki ilk şehir devleti olma özelliği taşımakta.

BATTALGAZİ ULU CAMİ

1224 Yılında inşa edilen Ulu Cami, halen bölgede insanların özellikle Cuma Namazı için tercih ettikleri kadim bir cami. Medrese kısımları çoktan yıkılmış cami zamana karşı direnen Battalgazi’nin nadir tarihi eserlerinden biri olma özelliğini de taşıyor. Caminin en önemli özelliği iseBüyük Selçuklu İmparatorluğu cami mimarisi geleneğinin Anadolu’da tek örneği olması.

Şehir surları içinde kalan ve 34x55 metre boyutlarında olan Ulucami; iki ayrı bölümden ibaret olup, orijinal eyvanlı ve iç avlulu asıl kısım ile kuzeydeki daha sonradan eklenen ikinci bir camii gibi fonksiyon gören ek kuruluştan oluşuyor. Yapıda, mihrab önü kubbesi, buna bitişik eyvan ve bunun önündeki revaklı iç avlu, planın esasını teşkil ediyor. Yan kanatlar, mihrab eksenine paralel uzanan beşik tonozlusahanlarla değerlendirilmiş. Cami doğu-batı doğrultusunda yer almakta.

SİLAHTAR MUSTAFA PAŞA KERVANSARAYI

Battalgazi ilçesinin önemli tarihi eserlerinden biri de 1637 tarihinde IV. Murat’ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa tarafından yaptırılan kervansaray. 68 x 76 metre boyutunda dikdörtgen bir alan üzerine, açık avlu ve kapalı hol olarak inşa edilmiş. Holün avluya bakan yüzünde ve girişin her iki yakasında üstleri tonozla örtülü altışar oda sıralanır. Asıl kapalı kısmın üstü ise üç sıra tonozla örtülmüş. Yapının mimarı Halep Mimarbaşısı Üstat Mehmet’in oğlu Üstat Ebubekir’miş.

Doğu'ya giden yollar üzerinde bulunan bu kervansaray, şehrin ticari yoğunluğunu göstermesi açısından önem taşımakla birlikte askeri açıdanda önemli bir merkezmiş. Hanın, biri iç han girişinin kapısının üstünde, diğeri avlu giriş kapısının üzerinde olmak üzere iki kitabesi bulunmakta. 2007-2010 arası yapılan yenileme de kervansarayın ön yüzünü çevreleyen dükkânlar kaldırılmış, mescit bölümü, revaklar, havuz bölümü ve duvarlar restore edilmiş.

POYRAZ KONAĞI

Battalgazi ilçesinin önemli tarihi eserlerinden biride 1890 yılında inşa edilen Poyraz Konağı. Konak iki katlı olup taş ve kerpiçten inşa edilmiş. Yapıldığı dönem bölgenin en güzel konağı olan yapı, taban ısıtması amacıyla duman dolaşımı sistemi dikkatleri çekmekte. Cumhuriyet döneminde okul olarak hizmet veren konak Eski Malatya’nın ilk mektebi olma özelliğini de taşımakta. 

TÜRKÜ DİYARI ARGUVAN

27-28 Temmuz 2019’da 14. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’ni gerçekleştiren Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş akşam yemeğinde, KGK yöneticilerini ve yerel meclis üyelerini ilçesinde konuk etti. Türk Halk Müziği alanında önemli bir yere sahip olan Arguvan ağzı, Halk Müziği sanatçılarının hemen hepsi tarafından kullanılan yaygın ilgi gören bir müzik. İlçe bu yıl 14. Düzenlediği Uluslararası Türkü Festivali ile Türkiye’de tek olma özelliğini sürdürürken, geçmiş yıllarda Fazlı Say’ın açık hava konseriyle de bu alanda ilk açık hava piyano resitali yapılan ilçe olma özelliğine de sahip. İlçe meydanında Türkiye’nin en büyük Nazım Hikmet heykeline sahip olması ilçeye farklı bir renk katmış. Neşet Ertaş’ın bir söyleşisinde dillendirdiği, "Nerde bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur." Sözünden hareketle, bizlerde türkü söyleyen bu ilçemizde o akşam Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş ile birlikte türküler söyledik.

MOR REYHAN

Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu’nun her cümlesi neredeyse Mor Reyhan Çayı ile başlıyor ve devam ediyor. Başkan bölgede yetişen Mor Reyhanı kurutarak çay olarak günlük kullanıma sunmuş. Başkanın anlatımlarıyla bizler reyhan konusunda bilinçleniyoruz. Meğer Mor Reyhan Çayı; uçucu yağlar ve güçlü antioksidan etkisiyle oldukça faydalı bir içecekmiş. Tamamen doğal koşullarda yetiştirilip kurutulduğu için her hangi bir katkı maddesi de içerisinde bulundurmuyormuş.

Arapgir sadece reyhan çayı ile öne çıkan bir ilçe değil, kadim bir şehir olma yönüyle de öne çıkmakta. İlçe mağaralar, antik yerleşim yeri, kervansaray, tarihi kemer köprü, tarihi çeşmeler, tarihi hamamlar, kilise harabeleri, su kanalları, kaya oda mezarları, kale kalıntılarıyla da turizm alanında ilin önemli ilçelerinden biri. İlçe aynı zamanda üzümüyle de meşhur bir ilçe geleneksel olarak her yıl 2 Eylül’de Geleneksel Bağbozumu şenlikleri gerçekleştiriliyor. Öğlen yemeğini yöreye ait klarnet ve cümbüşten oluşan bir müzik grubunun eşliğinde Millet Han’da yöresel yemekleri tadıyoruz. Burada bizlere ikram edilen Reyhan Şurubu’nun tadına ise diyecek cümle bulamıyoruz.

Haber: Ali Celal KAYMAK - OSMANİYE