İlginizi Çekebilir

1

Ozan Tufan ve Rojin Tufan’dan “El Birliği Projesi” ile Hataylı öğrencilere kütüphane desteği

2

KOVİD-19 HASTALARI YAŞADIKLARINI ANLATIYOR - "Sırtımdan sanki kanatlarım çıkacak gibi hissettim"

3

"Köpek memesi hastalığı"nda erken teşhis tedavi şansını artırıyor

4

Mersin Üniversitesi kalp yetersizliğinin erken tanısında yapay zeka teknolojisi kullanacak

5

Adana'da hekimler "Teletıp" uygulamasıyla hastalarına ulaşıyor

6

Gebelere tarama testlerini ruhsatlı merkezlerde yaptırmaları uyarısı

7

Eğitimde Dev Adım

8

Mersin'de kanser hastaları "Onko-Büs" hizmetiyle hastaneye götürülüyor

9

Hatay'da 60 yaş üzeri kişilere Kovid-19 aşısı yapılıyor

10

Antalya'da hastaneye başvuran kadının karnından 20 kilogramlık kitle çıkarıldı



"Köpek memesi hastalığı"nda erken teşhis tedavi şansını artırıyor

"Köpek memesi hastalığı"nda erken teşhis tedavi şansını artırıyor

HATAY (AA) - Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Asena Çiğdem Doğramacı, halk arasında "köpek memesi hastalığı" olarak bilinen Hidradenitis Suppurativa'nın (HS), erken teşhisinin tedavide başarı şansını artırdığını belirtti.

Prof. Dr. Doğramacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, HS'nin deri altında küçük ve ağrılı sivilceler olarak başlayıp sonrasında pis kokulu, akıntılı apselerin oluşmasına sebebiyet veren bir deri hastalığı olduğunu söyledi.

Vücutta belirli bölgelerde apseli sivilcelerin görülmesi halinde mutlaka bir dermatoloğa başvurulması gerektiğinin altını çizen Doğramacı, "Hastalık daha çok 20'li yaşlardaki yetişkinlerde başlıyor. 50 ila 60'lı yaşlarda hastalığın şiddetinin azaldığını biliyoruz. Genç erişkinlerde özellikle koltuk altı ve kasıklarda başlayan sivilcelerde farkındalık önemli." dedi.

Doğramacı, sigara kullanımı, obezite ve glisemik indeksi yüksek gıdalarla beslenmenin HS'nin risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.

Hastalığın tedavisinde erken tanının önemine değinen Doğramacı, "Erken tanıyla hem hastaların yaşam kalitelerini artıracağını hem de ileride oluşabilecek deri kanserinin de önüne geçebileceğimizi düşünüyoruz. Son yıllarda hastalığın tedavisiyle ilgili çok ciddi gelişmeler oldu. Hastaların çaresiz olmadığını bilmelerini isterim. Birçok tedavisi var." diye konuştu.