ANTALYA - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bugün hiç saklamadan baklava kutularında paraların el değiştirdiği, aymazlığın yürüdüğü, rüşvetin, yolsuzluğun, hırsızlığın ayyuka çıktığı diğer taraftan da insanların evlerinde bir damla suya muhtaç olduğu bir dönem yaşıyoruz." dedi.
Tekin, AK Parti Antalya İl Başkanlığını ziyaret ederek, partililerle bir araya geldi.
Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada, Antalya'da 81 ilin milli eğitim müdürleriyle toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti.
Tekin, Bakanlığına bağlı özeller dahil 77 bin okul ve 1 milyon 250 bin öğretmen olduğu bilgisini vererek, yapılan işlerin başarılı olması ve doğru sonuçlar üretilmesi için sahayla mutlaka bağ kurulması gerektiğini söyledi.
Tekin, göreve başladığı günden bu yana istişareye önem verdiğini dile getirdi.
Bakan olarak hizmetlerini aktardığında muhalefet partilerinin absürt cevaplarla söylediklerini manipüle ettiğini ifade eden Tekin, "Birinci sınıf, saray gibi okul binaları yaptık.' diyoruz, bunu eleştiriyorlar. '2002'den önce eğitimle ilgili temel göstergeleri şöyleydi.' diyorum manipülatif cevaplar veriyorlar. Ben de bu konuda onlarla mücadele ediyorum. 13 yaşından beri siyasetin içerisindeyim. Bu konulara pabuç bırakmayız." dedi.
- "65 binin üzerindeki devlet okulunda akıllı tahtalarımız var"
Tekin, Bülent Ecevit'in başbakan olduğu 2002 yılında Cumhuriyet'in 100. Yılına Mektuplar diye bir mektup projesi başlatıldığını bu mektupları kamuoyuna sunduğunu anlatarak, şöyle konuştu:
"Öğretmenler, 2002 yılından önce farelerin koridorlarında cirit atmadığı, çocukların tuvalet ihtiyacı için okulun dışına çıkmayacağı okullar hayal etmiş. Bir öğretmenimiz de okulda bir bilgisayarın olmasını hayal etmiş. Birleşmiş Milletler Kalkınma Endeksi, şu anda bütün dersliklerinde akıllı tahta, etkileşimli tahtanın bulunduğu ve bunun internet erişiminin olduğu dünyadaki tek ülkenin Türkiye olduğunu söylüyor. O dönem okulda 1 bilgisayar hayal ederken bugün 65 binin üzerindeki devlet okulunda akıllı tahtalarımız var. Köy okullarında dahi internet erişimi var. Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA) erişebiliyorlar. İstediği her türlü eğitim içeriğine kavuşuyorlar."
Tekin, Antalya'da 2002 yılında 9 bin 406 sınıf varken bu rakamı 12 bin 938'e yükselttiklerini kaydetti.
Eğitimde devrim niteliğinde işler yaptıklarını aktaran Tekin, "Bunları hep beraber yaptık. Cumhurbaşkanımız dik durdu biz de onu hep destekledik. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. En yakın çalışma arkadaşlarımız yerel yönetimler olması lazım. Okul yapacağız da nereye yapacağız? Birisinin bize arsa üretmesi, imar süreçlerini yönetmesi lazım. Genel olarak AK Partili belediye hizmeti ile tanışmayan belediyelerle problemler yaşıyoruz. Muratpaşa ile ilgili mesela. Arsa üretin okul yapalım." diye konuştu.
İstanbul başta olmak üzere Cumhur İttifakı ortağı belediyelerde hiç problem yaşamadıklarına dikkati çeken Tekin, "Diğer taraflarda ise problem yaşıyoruz. Şöyle düşünün bir büyükşehir belediyesi okulumuzun arsasının küçücük bir köşesinde belediyenin hissesi olduğunu belirterek dava açtı. Böyle bir mantık olabilir mi? Oraya okul yaptığımızda senin seçmenlerine hizmet etmiş oluyoruz. Bunu hangi mantıkla engelliyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Hem Türkiye'de hem de dünyada çok kritik bir dönemden geçtiklerini anlatan Tekin, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu seçimleri yani 1994 yerel seçimlerini hatırlayacaksınız. Tarih tekerrürden ibaret. 1994 öncesi İstanbul Büyükşehir Belediyesinde İSKİ skandalı diye bilinen belediyeye ait kaynakları özel ilişkilerinde harcadığı yolsuzluk süreci yaşandı. Şu an aynı şeyi yaşıyoruz. O günkü rakamlardan çok daha büyük rakamlardan bahsediyoruz. O gün saklıyorlardı. Bugün hiç saklamadan baklava kutularında paraların el değiştirdiği, aymazlığın yürüdüğü, rüşvetin, yolsuzluğun, hırsızlığın ayyuka çıktığı diğer taraftan da insanların evlerinde bir damla suya muhtaç olduğu bir dönem yaşıyoruz. 1994'le kıyaslandığında kendi açımızdan sorumluluğumuzun çok daha fazla olduğu bir sürecin içerisindeyiz. Derdimiz siyaseten kazanmak değil. Vatandaşımızın hak ettiği şekilde müreffeh bir ülkede yaşamasını istiyoruz."
İBB ile ilgili iddianamenin eleştirildiğini ancak iddianamede "Cumhurbaşkanı seçilmek için çete kurdu." diye bir ifade olmadığını iddianamenin "Kendi siyasi çıkarları, ikbali için vatandaşın parasını çalıyor, çırpıyor." dediğini dile getiren Tekin, "Cumhurbaşkanı adayı olmak insanın doğal hakkı ama bunu yaparken insanların evine götürecekleri yiyeceğe, ulaşımda kullanacakları refaha, evinde akacak suya ayırmaları gereken kaynaktan feragat edip kendi kişisel çıkarları için kamu kaynaklarını kullanması tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemektir. Lütfen söylemi onların belirlemesine müsaade etmeyin. Onlar cümlenin ikinci kısmının yarısını alıyorlar, oradan hareketle söylem inşa ediyorlar. Biz onlara cevap vermeye çalışıyoruz. Halbuki doğru şeyleri, yaptıklarımızı anlatırsak hiçbir sıkıntı yaşamadan önümüzdeki dönemde hem yerelde hem de merkezi otoritede iktidar olacağımızı biliyorum." dedi.
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin de Antalya'nın belediye hizmetlerinden mahrum olduğunu belirtti.
Antalya'nın böyle yönetilmeyi hak etmediğini aktaran Çetin, "Kentteki CHP'li belediyelerde yolsuzluk soruşturmaları sürüyor. Antalya'daki baklava kutularından çıkan paraları, balya balya dolarları, depolardaki külçe altınları, villa ve arsa tapularını tüm Türkiye'nin olduğu gibi biz de hayretle izliyoruz. Soruşturmanın yürütüldüğü bu süreçte geride kalanların da hizmet üretmek yerine belediye başkanlarının içeride olmasını fırsat bilip kendi aralarında taht ve baht kavgalarına düştüklerini görüyoruz." dedi.