Tarih: 03.05.2023 11:55

Ölümünün 3’üncü yıl dönümünde kızı ve meslektaşları Murat Dilmener’i anlattı

Facebook Twitter Linked-in

‘Yoksul doktoru’ olarak anılan, çok sayıda hastaya şifa veren ve birçok hekimin yetişmesine katkı sunan korona virüs nedeniyle hayatını kaybeden Prof. Dr. Murat Dilmener’i vefatının 3’üncü yılında meslektaşları ve kızı anlattı. Kızı Fulya Dilmener babasına özlemini dile getirirken, meslektaşları, "Çok şey öğrendiğimi söyleyebiliriz. İstanbul Tıp Fakültesi’nin efsane hocalarından bir tanesiydi. Şimdi biz onlardan aldığımız bilgileri yeni öğrencilerimize iletmeye çalışıyoruz gerçekten çok başka biriydi. Hastaları Murat Dilmener Hoca’yı hala unutamıyorlar, yaad ediyor. Toplantılarda onursal başkan olarak hala onun adını yazıyoruz. Herkes biliyor kaybedildi ama bizim kalbimizde yaşamaya devam ediyor. Murat Dilmenerler çok kolay yetişmiyor" dedi.
İstanbul Üniversitesi- İstanbul Tıp Fakültesi’nin duayen hocalarından, korona virüse yakalanan ilk doktorlardan olan Prof. Dr. Murat Dilmener, kendisine uygulanan tedavilere rağmen 2020 yılı 3 Mayıs tarihinde 78 yaşında korona virüs nedeniyle vefat etti. Uzun süre fakültede iç hastalıkları ana bilim dalı başkanı olarak görev yapan, maddi imkanı olmayan hastaları ücretsiz tedavi ettiği için ‘Yoksul doktoru’ olarak da anılan Dilmener’in adı pandemi döneminde 2020 yılında hizmete sunulan Yeşilköy’deki Acil Durum Hastanesi’ne verildi. Meslek hayatı boyunca çok sayıda kişiye şifa olan, birçok hekimin yetişmesini sağlayan Dilmener’in vefatının 3’üncü yılında ondan eğitim de alan meslektaşları ve kızı Fulya Dilmener duygularını anlattı. Dilmener gibi hekimlerin kolay yetişmediğine dikkat çekilirken kızı Fulya Dilmener babasına olan özleminin hiçbir zaman geçmediğini söyledi. Kendisine başvuran herkese elinden geldiğince yardım etmeye çalıştığı ifade edilen Dilmener ile bazı hekimlerin 2004 yılında fakülte ödeneğinden yoksul hastaları tedavi etmesi nedeniyle haklarında soruşturma açılırken, davanın hekimlerin lehine sonuçlanmasıyla Dilmener fakültedeki görevine devam etmişti.

“3 sene oldu, inanılmaz derecede özlüyorum, onu çok arıyorum”
Babasına olan özleminin hiçbir zaman azalmadığını ifade eden Fulya Dilmener, “Bugün 3 Mayıs 2023 babam öleli tam 3 sene oldu, inanılmaz derecede özlüyorum, onu çok arıyorum ve eksikliğini çok hissediyorum. Buradan da rahmetle anıyorum kendisini, Prof. Dr. Murat Dilmener nasıl bir insandı; gerçek, çalışkan, dürüst, adaletli, babacan bir insandı, herkesin babasıydı. Hasta takibi, teşhisi, tedavisi olsun her konuda mükemmel bir doktordu, hastaları yanından mutlu çıkardı. Hasta takibi süperdi, hasta iyileşene kadar takip devam ederdi. Yoksul doktoru diye niye adlandırıldığını sorarsanız yoksul hastalara ücretsiz bakardı ve onlara ücretsiz ilaç temin ederdi. Bundan dolayı ölümünden sonra da bu şekilde anıldı, kendisinin adının verildiği hastaneye gelince gerçekten çok mutlu olduk, gururlandık. Şu anda öğrenim gören hekimler için şunu söylüyorum; sizde babam gibi olun, lütfen mesleğinizi severek yapın aynı babam gibi” ifadelerini kullandı.

“Kendisiyle çalışma fırsatı buldum, çok şey öğrendim”
Prof. Dr. Murat Dilmener’in kendisine başvuran herkese yardımcı olmaya çalışan bir insan olduğunu ve bugün de herkes tarafından sevgi ve saygı ile hatırlandığını aktaran İstanbul Üniversitesi- İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek sözlerini şöyle sürdürdü: “Covid’in en yoğun olduğu, yaşandığı dönemlerin başlangıç aşamalarında büyük kayıplarımız olmuştu. Bunlardan bir tanesi rahmetli Cemil Taşcıoğlu Hocamız, ondan sonra da Murat Dilmener hocamız gerçekten büyük bir kayıp olarak meydana geldi. Hakikaten çok kötü günler geçirdik, o günleri hatırlamak istemiyorum. 2020 yılında covidin birden hızlanmasıyla birlikte ardı ardına özellikle aktif hasta bakan hocalarımızın hastalandığını duyduk ve ciddi anlamda yoğun bakım ihtiyaçları olduğunu öğrenmiştik ve Murat Hoca da bunlardan biri. İleri yaşına rağmen hasta bakmayı sürdüren bir insandı gerçekten hasta bakmayı, insanlara yardım etmeyi seven, kendisine başvurulduğunda mutlaka o başvuruyu cevaplayan bir insandı. Herhalde bir hastadan bir virüs kapıyor ve yoğun bakım süreci, entübasyonlar sonuçta da bir kayıp yaşandı. Murat Hoca bizim için önemli bir insandı. Dahiliyenin duayen hocaları arasında yer almış bir hocamız, tabi onun dönemindeki hekimlik biraz daha farklıydı. Yeni ve genç hekimin uzun süreler uğraşarak tanı koyacağı vakaları kendisi çok kısa bir sürede fiziki muayene ve anamnez ile basit tahlillerle tanı koyarak tedavi edebilecek düzeydeydi. İstanbul Tıp Fakültesi’ne katkısı çok fazla, aidiyeti çok yüksekti. Herkesin iyi şeyler hatırladığını düşündüğümüz bir isim, gerçekten de öyleydi. Ben de kendisiyle çalışma fırsatı buldum. O çalışma esnasında da kendisinden hakikaten çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Yayınlarımdan dolayı tebrik ederdi, ana bilim dalı başkanı olarak görürdü, imzalardı, gerçekten bizi desteklerdi. O dönem Sağlık Bakanlığımızın da takdiriyle ki o takdir boşuna değil çünkü bu saydığım özellikleri herkes biliyordu. Demek ki karşılık da buluyordu. Yaşatılması gereken bir isim olduğuna hükmederek böyle bir jest yaptılar bu da bizi ve aileyi çok mutlu etti”

“Hala gelen her hastası Murat Dilmener Hoca’yı yaad ediyor”
Prof. Dilmener’in çok önemli bir değer olduğunu ifade ederek isminin bir hastanede yaşatılmasının çok anlamlı olduğunu belirten İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Mustafa Nuri Yenerel, “Murat Dilmener Hoca gerçekten İstanbul Tıp Fakültesi’nin efsane hocalarından bir tanesiydi, dahiliyeyi çok iyi bilirdi. Şimdi biz onlardan aldığımız bilgileri yeni öğrencilerimize, asistanlarımıza iletmeye çalışıyoruz gerçekten çok başka biriydi. Hastaları Murat Dilmener Hoca’yı hala unutamıyorlar. Hala gelen her hastası Murat Dilmener Hoca’yı yaad ediyor. İyi bir hekim olması ayrı ne kadar iyi, dürüst bir insan olduğunu da anlatıyorlar. Ana bilim dalı başkanlığı döneminde her bayram muhakkak ya kendisi bütçesinden ya da bir yerlerden bağış bularak bütün personele erzak dağıtırdı. Bir restoranda bizi, asistanlarını görse çıkarken hiç fark ettirmeden bizim ücretimizi de öderdi. Gerçekten her sene hocamızı rahmetle hatırlıyor, yaad ediyoruz, keşke aramızda olsaydı. Adının bir hastaneye verilmiş olması bence de çok takdir edilesi bir şey, hocanın ne kadar iyi bir insan ve hekim olduğunun göstergesi ayrı, onun adının böyle bir hastanede yaşatılıyor olması çok büyük bir vefa duygusu. O yüzden ben Sağlık Bakanımıza da gerçekten çok teşekkür ediyorum. Hem Cemil Taşcıoğlu, hem Feriha Öz, Murat Dilmener hocalarımızın isimlerinin böyle hastanelerde yaşatılıyor olması büyük bir vefa duygusu” diye konuştu.

“Murat Dilmenerler çok kolay yetişmiyor”
Prof. Dr. Murat Dilmener’in hem insan iyi bir insan hem de iyi bir hekim olarak akıllarda kaldığını ifade eden İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerim Güler, “Prof. Dr. Murat Dilmener Hoca ile en uzun süre çalışma imkanı buldum, kendisi uzun süre dahiliye ana bilim dalı başkanlığı yapmıştır, görevi ondan soran ben devraldım. 8 yıl daha beraber çalıştık, çok bilimsel toplantılar düzenledik. Kaybedilmesi üzüntü veren bir duayendi. Hekimliğin her yönünü üzerinde toplamıştı, hekimlik sırf hasta bakmak değildi, hastalarda empati duyan, onların hastalığını yaşayan ve tüm sorunlarını çözmeye çalışan bir yapıya sahipti. Enfeksiyon hastalıkları uzmanıydı, maalesef o covid, Murat Dilmener gibi dahiliye servisinden 4 arkadaşımızın ölümüne sebep oldu. Sevindirici bir olay; adına hastanenin yapılmasıydı. Hiç olmazsa herkes Murat Dilmener adını oradan duyuyor, biz kendi aramızda onun adına toplantılar düzenliyoruz. Hep onursal başkan olarak halen onun adını yazıyoruz. Herkes biliyor kaybedildi ama bizim kalbimizde halen yaşamaya devam ediyor. Murat Dilmenerler çok kolay yetişmiyor. Hekimlik böyle riskli bir meslek grubu onların da birçok enfeksiyona maruz kalma durumları var. Maalesef enfeksiyon hastalıkları uzmanı hocamızı da bir enfeksiyonla kaybettik” şeklinde konuştu.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —