İlginizi Çekebilir
Oyun mu, Mesaj mı? Çocuğun Dramayla Konuşması
Oyun mu, Mesaj mı? Çocuğun Dramayla Konuşması
Beyza GÜVEN
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Topluma Hizmet Dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Songül PEKTAŞ rehberliğinde hazırlanmıştır.
Size bir soru sormak istiyorum:
Hoşunuza gitmeyen bir durum olduğunda ne yaparsınız?
Muhtemelen konuşursunuz. Rahatsızlığınızı dile getirir, kendinizi açıklarsınız. Biz yetişkinler sorunlarımızı kelimelerle anlatmaya alışığız. Çözemezsek bile en azından ifade ederiz.
Peki, ya kelime dağarcığı bizim kadar geniş olmayan, yaşadığı duygunun adını bile koyamayan bir çocuk ne yapar?
İşte orada devreye oyun girer. Özellikle de drama.
Okul öncesi dönemde drama etkinlikleri sadece bir oyun değildir. Çoğu zaman doğaçlama ilerleyen, senaryosu çocuk tarafından yazılan bir ifade alanıdır. Çocuk en rahat olduğu yerde, yani oyunun içinde konuşur. Ama kelimelerle değil; rollerle, taklitlerle, sahnelerle…Sınıfta oynanan bir “anne-baba” oyunu, bazen evin küçük bir yansımasıdır. Bir bebeğe bağıran oyuncak anne, bir köşeye sinen oyuncak çocuk… Bunlar sadece hayal ürünü mü, yoksa bir mesaj mı?
Çocuk evde gördüğünü, hissettiğini drama oyunlarıyla yansıtabilir. Bazen hoşuna gitmeyen bir durumu, bazen korkusunu, bazen de anlamlandıramadığı bir olayı… Şiddet, ihmal, dışlanma ya da sokakta gördüğü bir haksızlık… Hepsi oyunun içine sızabilir.Bu yüzden drama etkinliklerine sadece “hayal gücünü geliştiren bir etkinlik” gözüyle bakmak eksik olur. Belki de çocuk o an bize bir şey anlatıyordur. İçinden çıkamadığı bir durumu, oyun diliyle önümüze koyuyordur.Öğretmenler ve yetişkinler olarak burada en önemli görevimiz dikkatli gözlem. Çünkü çocuk bazen konuşmaz; oynar. Ve o oyun, sandığımızdan daha çok şey söyler.
Unutmayalım; çocuklar gördüklerini yansıtır. İyi ya da kötü fark etmez.Mesele şu:Biz o oyunun içindeki mesajı görebiliyor muyuz?







