İlginizi Çekebilir

1

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Çilimli’de bayramlaştı

2

"Türkiye’deki hane halkı büyüklüğü 2020 yılında 3,30 kişiye düştü"

3

Çekmeköy’de ‘İsrail’e lanet Filistin’e destek’ konvoyu

4

Bakan Dönmez: “2021’in ilk çeyreğinde maden üretimi yüzde 41 artışla 306 milyon tonu aştı”

5

Otomobilinin lastiği patlayan sürücünün imdadına polis ekipleri yetişti

6

Kaymakam Avcı’dan şehit ailelerine ziyaret

7

Başkan, önlük giyip Sevgi Evleri’ndeki çocuklar için mutfakta tatlı yaptı

8

TBMM Başkanı Şentop, Tekirdağ’da Hayrabolu yolu şantiyesini inceledi

9

Avrupa’daki Sivaslılar İhtiyaç sahibi hemşerilerini unutmadı

10

Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Savaş’tan "Ramazan Bayramı" mesajı



Terzilik mesleği ile 15 kişiye istihdam sağlıyor

Terzilik mesleği ile 15 kişiye istihdam sağlıyor

Şanlıurfa’da babasının küçük yaşlarda ’Eti senin kemiği benim’ diye teslim ettiği ustanın yanında yetişen terzi, mesleği ile 15 kişiye istihdam sağlıyor.
Şanlıurfa’nın tarihi çarşılar bölgesinde, tarihi bir evde terzilik yapan 61 yaşındaki Şanlıurfa Terziler Odası Başkanı Yasin Küçük, çocukluğunda babası tarafından bir ustanın yanına çırak olarak yerleştirildi. Babasının ‘Eti senin kemiği benim’ sözüyle teslim ettiği terzi ustasının yanında mesleği öğrenen Küçük, şimdi kendi işyerinde 15 kişiye istihdam sağlıyor. Geçmişinde kentte önemli terzi ustalarının yanında mesleği öğrendikten sonra işini severek sürdürdüğünü belirten Terziler Oda Başkanı Yasin Küçük, “1971’de bir hanımız vardı şimdi otel olarak işletiliyor. Orada babam beni çalışmam için yerleştirmişti. ‘Eti senin kemiği benim’ o şekilde teslim etti. Eskiden çocuklarının bir iş öğrenmeleri için işe koyan babaların hepsi öyle derdi. Orada ilk başladığımızda ayak ile çalışan eski makinalarla çalıştım. O zaman biraz daha fazla bu işe ağırlık verilirdi. Şimdi pek bir ağırlık yok. Eskiden çıraklar yetişirdi elle dike dike çalışırlardı. 3 yıl sonra veya 5 yıl sonra kalfa olurlardı. Daha sonra usta olurlardı. Bizim Tarihi Gümrük Hanında Sezai Karakapıcı vardı. Onun babası Osmanlı terzisiydi. O benim büyük ustamdı. Şimdi her şey makine ile yapılıyor. O zaman bir kıyafeti 2 ile 3 saatte arayla dikerdik. Şimdi ise 15 veya 20 dakikada dikiliyor. Bu ev bize babalarımızdan kaldı. Daha sonra imara açtık, temizledik, düzelttik. Atölye haline getirdik. Burada yaklaşık 15 kişi falan ekmek parası kazanıyor. Azda olsa evlerine ekmek parası götürebiliyorlar” dedi.
Dedesinin yanında terzilik mesleğini öğrenen Yusuf Küçük, “Ben burada dedemin yanında çalışıyorum. Dedeme yardım ediyorum, dedemin mesleğini ileriye taşımak istiyorum. Pandemiden dolayı okullar kapalı diye bende dedemin yanına gelerek terzilik mesleğini öğreniyorum. Dedeme yardımcı oluyorum” şeklinde konuştu.
Atölyede kalfa olarak çalışan Fuat Çiçek ise “Ben 9 yaşında çarşı içerisinde ayakkabı boyacılığı yaparken, ustam bana terzilikte çalışmamı istedi, bende kabul ettim. 40 yaşındayım 4 çocuk babasıyım. 20 yıldır bu mesleği yapıyorum. Burada çıraklıktan başladım. Şu anda kalfalık yaparak aile geçimimi de sağlıyorum. Sabah saatlerinde iş başı yaparak akşamda evime gidiyorum. Şanlıurfa’daki çalışmalarımız birçok ülkeden gelen turistlerin ilgisini çekiyor” ifadelerini kullandı.