İSTANBUL - Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Akfen GYO) AŞ Genel Müdürü Ece Demirpençe, turizm ve gayrimenkul yatırımlarında tek segmente dayalı modellerin yerini, bağımsız yaşam, sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıkları bir araya getiren karma projelerin aldığını belirtti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı (TGA) desteği ve Türkiye İş Bankasının ana sponsorluğunda düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026'ya katılan Demirpençe, "Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?" başlıklı panelde değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamada paneldeki görüşlerine yer verilen Demirpençe, finansal inovasyonun, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının, turizm ve gayrimenkul yatırımlarında belirleyici rol oynadığına dikkati çekti.
Yatırımcıların tek bir turizm segmentine odaklanmak istemediğini aktaran Demirpençe, "Independent Living" (Bağımsız Yaşam), sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıklardan oluşan karma projelerin, portföyleri piyasa dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti.
Demirpençe, Avro Bölgesi'nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamalarının, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bocconi Üniversitesi ve Allianz'ın 2025 raporundaki en güncel bulgulara göre, 'Silver Economy', yani 50 yaş ve üzeri nüfus, halihazırda küresel GSYH'nin yüzde 34'ünü, yaklaşık 39 trilyon avroyu üretiyor ve küresel tüketim harcamalarının yarısını oluşturuyor. Avro Bölgesi'nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamaları, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı artıyor. Bu bireyler bakım arayışında değil, premium bir yaşam tarzı, yani bir 'İkinci Yetişkinlik' talep ediyor. Otel gibi görünen, ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip ortamlar istiyorlar."
İspanya ve Portekiz'de bu yaklaşımın turizm altyapısıyla başarıyla birleştiği örnekler bulunduğunu belirten Demirpençe, Akfen GYO'nun Florida'da geliştirmekte olduğu bağımsız yaşam projesinin, bu kesişimin somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı.
Demirpençe, "Bu proje, mevsimselliği ortadan kaldıran yıl boyu talep, uzun süreli konaklamalar sayesinde öngörülebilir nakit akışları, sadece oda gelirinin ötesine geçen hizmet odaklı gelirler sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.
- "Atıl durumdaki otel varlıkları dönüştürülmeli"
Türkiye'nin iklim avantajı, sağlık altyapısı, doğal zenginlikleri ve güçlü hava yolu ağıyla potansiyele sahip olduğunu aktaran Demirpençe, atıl durumdaki otel varlıklarının profesyonelce yönetilen ve devredilebilir kullanım haklarına sahip birimlere dönüştürülebileceğini, bu yaklaşımın döviz bazlı gelir ve istikrarlı operasyonel kalite sunan uygulanabilir bir yatırım modeli oluşturduğunu ifade etti.
GYO'ların yalnızca gelir getiren varlıkların sahibi olmadığına, bu yapıların ekonomi için uzun vadeli değer üreten platformlara dönüştüğüne değinen Demirpençe, uzun vadeli değer yaratmanın, kentsel gelişimin temel yapı taşlarından biri olduğunun altını çizdi.
Bu yaklaşımın örneği olarak Kadıköy'de hayata geçirilen Terminal Kadıköy projesini gösteren Demirpençe, projenin güçlü bir rejenerasyon yaklaşımıyla geliştirildiğini, sağlam ve sürdürülebilir bir ticari yapı üzerine kurgulandığını aktardı.
Demirpençe, canlı ve turistik bir kentsel bölgenin merkezinde konumlanan projenin, ticari fizibilitesinin yanı sıra sosyal ve mekansal değer ürettiğine de değindi.