• Cumartesi 29 ° / 19 ° Güneşli
  • Pazar 31 ° / 23 ° Güneşli
  • Pazartesi 28 ° / 21 ° Rüzgarlı

Prof. Dr. Mehmet Cihangir


Al Sana Türk Gençliği…

Sadece küçük birkaç yorumum olacak. Anlattıklarımı verdiğim linke tıklayan herkes teferruatıyla okuyacak.


Sadece küçük birkaç yorumum olacak.

Anlattıklarımı verdiğim linke tıklayan herkes teferruatıyla okuyacak.

Kendilerine Türk Gençliği emanet edilen meşhur hocalarımızın icraatlarını sadece bir yönüyle görecek.

Yüzlerce haber.

On binlerce yorum…

Uzatmadan birkaç tanesi.

“Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin torpil atamaları ile “aile üniversitesi”ne dönüştürüldüğü ortaya çıktı… Ayrıntı isteyen sadece aşağıdaki linke dokunsun.

(https://www.gercekgundem.com/guncel/87859/universitede-250-kisilik-torpil-skandali)

“Üniversitede torpil skandalı: Rektör yardımcısı, doçentlik kurulu üyesine Yardımcı Doçentin doçent olabilmesi için torpil e-mail'i gönderdi… Ayrıntı isteyen linke dokunsun.

https://www.sozcu.com.tr/2013/gunun-icinden/universitede-torpil-skandali-183566/

Ve bunlar da “https://www.turkgun.com/rektorlerin-ciftligi-makale-22101” adresli “Rektörlerin Çiftliği” başlıklı makaleden.

“Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü’nün yeğenlerini, kuzenini işe aldığı basına düştü…

Harran Üniversitesi Rektör Yardımcısı da ailesini üniversiteye dolduranlar arasındaydı…

Hakkari Üniversitesi Rektörü oğlunu araştırma görevlisi yaptı…

Hitit Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin soyadı benzerlikleri ilginçti…

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yüksek lisans imtihanında torpil hikâyeleri gündeme düştü.

 Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Dekanı'nın, erkek kardeşi, oğlu ve eşinin aynı üniversitede işe alındığı ortaya çıktı.

Pamukkale Üniversitesi Rektörü, “öğretmen” olan eşini geçen yıl İslami İlimler Enstitüsü’ne enstitü sekreteri olarak atamış, tepkiler üzerine eşi istifa etmişti.

Durdu durdu, Rektör, eşini bu kez de Dil Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne bilgisayar işletmeni olarak atadı.”

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörünü istifa ettiren olay hala hafızalarda canlı.

Alınacak kişileri önceden tespit edip tablo haline getirmişler. Tabloda alınacakların isimleri yazılı. O haliyle ilan için gazeteye gönderip ilana çıkınca foyaları açık olmuştu.

Memurlar.net adlı siteyi açtığınız anda bunlardan onlarcasını görürsünüz.

Bunun bize şahsen şahsıma bakan yönü ne?

Adaletsizliğe tepki koymak…

Otuz yıldır kamuda 24 yıldır değişik üniversitelerde görev yapmış ve hala yapmakta olan biri olarak bu olaylara içeriden ve dışarıdan bakabiliyorum.

Yapmak isterseniz mevzuatta hiç sorun yok.

Sadece etik bulmanız yeterli.

Kurulları, komisyonları ayarladığınızda işlem tamamdır.

O kurul ve komisyonlara zaten üst yönetim kendi için çalışan insanları koyacağından tekrar tekrar uğraşmasına gerek olmaz.

Zira kraldan kralcı, gelen ağam giden paşamcı bir sürü zevat almıştır yönetim.

Gözünüze bakar komisyon ve kurul üyeleri.

Bu komisyon ve kurulların sayısı her yönetimde az sayıdadır.

Hep o kişilerden oluşturulur jüriler.

O kişiler hep bilinir diğer çalışanlar tarafından.

Taraf olanlar sever, taraf olmayanlar ise hep bir sonraki dönemi bekler(!)

İddiamdır.

Bilgi edinme hakkınızı kullanarak sorun kurumlara…

“Göreve geldiğinizden bu yana görev verdiğiniz komisyonlar ve üyeleri kimlerden oluşmuştur”

Cevap alabilirseniz şayet.

Aynı kişilerin adlarını çok sayıda komisyonda görürsünüz.

Ve şayet bir yakınınız o komisyon üyelerinin girdiği sınavları kazanamamışsa.

Olay mahalli… “Geçmiş olsun”

Boşuna dilekçe vs. vererek itirazda bulunmayın.

Minareyi çalan kılıfı da çoktan hazırlamıştır.

Ve ilginç olan bunun kabullenilmiş olmasıdır.

Zira çıkılan her ilan üst yönetimlerin onayından geçmekte bir şekilde.

Oradan da ses yok.

En nihayet hakkını teslim edelim.

YÖK bir rektörü görevden aldı bu nedenle.

Ama adamın kaçıncı kırığından sonra…

Üst yönetimlerin de yapabileceği bir şey yok(!)

Zira atanan idarecilerin önemli bir kısmında kendileri de sadece aracı.

O nedenle dokunmaları mümkün olamıyor.

İşin özü dostlar.

Emanetler ehline verilmiyor çoğunlukla.

Yapılan işin kul hakkı yemek olduğunu da manevi vebali olduğunu da hepsi biliyor.

Komünisti de yapıyor faşisti de.

Laik olanı da yapıyor dindar olanı da.

Yani bu işin ideolojisi yok.

Bu nedenle de gençler çaresiz.

Forum sitelerine bakıyorum sıklıkla.

Resmen ağlıyorlar, resmen feryat ediyorlar.

Ümitleri tükenmiş.

Bu ümitsizliğin olumsuzluklar saatlerce tartışılır.

Ama bir yönüyle gençleri beyin göçüne zorluyor.

Bu da ülkenin entelektüel sermayesini, zeki insan sermayesini azaltıyor.

Bu nedenle derim ki;

Ey üst düzey yöneticiler.

Bu gençlik size emanettir.

Emanetlere sahip çıkmak görevinizdir.

Sözüm biraz da iktidar kanalıyla atananlara.

Zira bunların çoğunun atanmasında dindar olmaları da bir etken.

Kul hakkı ödemek zordur.

Bu toprağın altı da vardır.

Sizi merhum Ozanıma muhatap ederek bırakıyorum yazımı.

“İslâm'ın şartı beş, imanın altı,

Diyerek işleriz her türlü haltı.

Aklımıza gelmez toprağın altı.

Emaneti sağlam koruyor muyuz”...

Mutlu haftalar dileklerimle.

 

 

 

 



Bünyamin bal
19.08.2020 23:35:58
Çok güzel özetlemişsiniz sayın hocam .