Dr. Fahrettin Şanal


“Bahçe gülü, Oğul balı!”

“Bahçe gülü, Oğul balı!”


Başlığı görünce hemen aklınıza, hoca bize gül reçeli ile bal karışımı mucizevi bir gıda tarifi verecek zannetmeyin. Hani sosyal medyada  görürsünüz, bilmem ne (!) yoğurdunun içine biraz hatmi çiçeği, biraz çörek otu, bilmem (!) ne balı, bir parça cennet hurması gibi tarifler var ya, konumuz bu değil. Konumuz bir Hacı emminin şu sözü “Kız evlattan olan torun, Bahçe Gülüdür. Erkek evlattan olan torun ise Oğul Balıdır.”

Yıllar önceydi benim de çok beğendiğim bir mahalleden bir Hacı emmiyle bir dostun evinde davette idik. O amcaya “Kızdan torun ile oğlandan torun arasında sana göre bir fark var mıdır?” diye sordum. O da “Yoktur. İkisi de kıymetlidir.” dedi. Ben muzip bir şekilde amca eskiler fark vardır, derlerdi, diye konuşmaya devam ettim. İşte o zaman hacı emmi başlıktaki kelimeleri döküldü!

Durun bir dakika! Amcanın ismini vermeyeyim de, nereli olduğundan bahsedeyim. Bu amca tam bizim Osmaniye’nin köylerine benzeyen eski bir beldedendir. Gerçi şimdi Konya, Karatay ilçesinin bir mahallesi oldu.

Amcanın aile fertleri ile de başka bir deyişle hane halkıyla da tanışıyoruz. Amcanın en büyük oğluyla (65) konuşurken eskilere gittik. Yemekten falan bahsederken, “hocam biz “toğga” çorbasını çok severiz” dedi. 

Adam toğga deyince benim için akan sular durdu! Neden? Çocukluğumuzda toğga ve yanında bulgur pilavı ve türevleri baş yemeğimizdi. Hatta bizim Toprakkale’de “Ağzı toğga görmemiş.” diye bir sözümüz vardı. Kimlere derdik siz tahmin edin!

Neyse, konumuz o söz değil. Amcanın mahallesi ile benim çocukluğumun

Toprakkale’si arasındaki benzerliği kurmak için toğga konusuna girdim. Benzerlik sadece mutfak kültüründe değil, toruna bakış konusunda da zihniyet benzerliğini gördüm. Nasıl mı? Anlatayım.

Çocukluğumun Toprakkale’sinde (1960’lı yıllar) hatırladığım kadarıyla dedeler/büyük babalar kızlarından olan torunlar ile oğullarından olan torunlar arasında ayırım yaparlardı! Yok ayırım yapmak yanlış oldu. Her iki torununu da çok severlerdi. Ama George Orwell’in “Hayvanlar çiftliği” romanında dediği gibi davranırlardı. Neydi o söz? “Herkes eşittir. Ama bazıları daha eşittir.” gibi bir sözü hatırlıyorum. Yani torunlar kızdan veya oğlandan fark etmez, hepsi eşittir. Ancak oğlandan torun daha eşittir! Ne demekse?

“Bahçe gülü” ve “Oğul Balı” farkı gibi bir şey! Şimdi size sorayım. Sizce hangisi gül mü, bal mı daha kıymetlidir? Politik davranıp her ikisi de diyebilirsiniz. Tabi ki her ikisinin de yeri ayrıdır. Önce Bahçe gülünü ele alalım. Malum gül zerafeti ve güzelliği simgeler. Aynı zamanda, “Gül Farsçada bütün çiçeklerin ortak adıdır. Onun için çiçek bahçesine Farsçada “Gülzar” denir. Gül sadece zerafet ve güzelliğin simgesi midir? Elbette hayır!

“İslamiyette gül neyi simgeler?” diye sorsam, ne dersiniz? Sahi tasavvufta Gül neyi temsil eder? Cevabınızı duyar gibi oluyorum. Tabi ki tasavvuf geleneğinde Gül Hz. Peygamberimizi temsil eder.

Gelelim “Oğul Balı” konusuna; “Oğul arı kolonisinden ilk yıl hasat edilen bala 'Oğul Balı' denir. Oğul balı genç arılar tarafından yapıldığı için diğer ballara göre daha fazla enzim içerir. Oğul balı, yüzyıllardır Toroslar da yaşayan yörükler tarafından balın en kıymetlisi olarak nitelendirildi ve şifası için tüketildi.”

Haydi buyrun, siz karar verin! Sizce “Bahçe gülü” mü, yoksa “Oğul balı” mı daha kıymetlidir?

  • Pazartesi 14 ° / 7.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Salı 8.8 ° / 6.5 ° Orta kuvvetli yağmurlu
  • Çarşamba 12.6 ° / 5.3 ° Güneşli