• Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Salı 0 ° / 0 ° Yok
  • Çarşamba 0 ° / 0 ° Yok

Mehmet Ali Tazeoğlu


Deniz Rüyası...

Deniz Rüyası...


Her 6 Mayıs bir hatırlatmadır. Hıdırellez; Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olarak kabul edilir ve kutlanır. Kutsal gündür.

Dilekler dilenir, ateşler yakılır v.s eğlenceler yapılır. Bugün dileklerin kabul günüdür. Baht açılması da dahil, olması istenilen ne varsa bugün onu dileme günü. Hızır’ın yardım edeceğine inanılır. Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı da bir Hıdırellez sabahı Darağacına astılar, idam ettiler. Kim bilir belki de gözünü kan bürümüş olan bu caniler bugünü bilerek seçmiş olabilirler. Yirmibeş yaşında “dal” gibi delikanlılardı.

O gün üniversitenin güzel, düşünen, okur-yazar çocuklarıydılar. Hüseyin’e “dede” derlerdi. Yaşı küçüktü, yirmi üç yaşında çok okuyan düşünen bir gençti. Hıdırellez, bozkırın, ovanın, tabiatın doğum günüdür. Anadolu kadını anneler, altı Mayıs günü erkenden kalkar namazını kılar, en yakın akarsuyun kenarına gider, suyun yükselerek sileceği kumların üzerine hayallerini çizerler. Ev, gelin, çocuk resimleri gibi... 1972 yılının Hıdırellez gecesi, Deniz’in annesi Mukaddes Hanım ki, aylardır oğlunu göremiyor. İlk fırsatta anne şefkatiyle oğlunu kucaklamak istiyordu. Mukaddes hanım Erzurum Tortum’ludur. Bölgenin geleneği ve inancı gereği, muhtemel tuzlu çörek yapmıştır. Hıdırellez gecesi, rüyasında özlediği birini görmek isteyen bir gün önceden oruç tutar tuzlu çörekten yenir ve hiç su içilmez. Mukaddes hanım o gece uyuyabilse belki rüyasında oğlunu görecekti. Olmadı. Jandarmalar kapıya gelip Deniz’in babası Cemil beyi götürdüler. Deniz idam edilmişti, 1972 Hıdırellezinde.! Hüseyin Kayseri Sarız’lıdır. Mutlaka annesi Selver hanım da erkenden kalkmıştır. Kutsal bir ağacın dibinde boz atlı Hızır’dan dilekler dilemiştir, Hüseyin için. Selver hanım nereden bilebilirdi, oğlu ipin ucundayken boş yere dilekler dilediğini...

Yusuf Yozgat’lıdır. Çerkezdir. Annesi Mediha hanım, oğlunu bir kez olsun dünya gözüyle görmek için, akan suda yıkanmış, kıbleye bakan yedi çeşmeden su içmiş dileklerini bir kağıda yazıp gül ağacının dibine gömmüştür. Ne yazık ki o da hayallerine kavuşamamıştır... Bu gün Deniz unutulmadı... Ama, o delikanlılara bu cezayı verenleri hatırlıyor musunuz ? Asıl ölenler; Unutulanlardır. “Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına, batı uygarlığı adına, bizleri bir Şafak vakti ipe çektiler. Korkmadan öldük, ey halkım unutma bizi. Bir gün mezarlarımızda güller açacak, ey halkım unutma bizi...” (Uğur Mumcu)



Hanifi Çardak
5.05.2021 22:10:18
Çok değerli bir yazı. Yüreğinize,kaleminize sağlık .