Merhaba çok kıymetli okuyucularımız,
Osmaniye’de son günlerde Belediye Başkanı İbrahim Çenet ile şehir içi halk otobüsü esnafı arasında yaşanan gerginlik giderek büyüyor. Ancak bu tartışmanın ortasında kalan ve en çok etkilenen kesim ise, her zaman olduğu gibi vatandaş oluyor.
Peki vatandaş neden etkileniyor?
Şehir içi halk otobüsleri, akaryakıtın litre fiyatı yaklaşık 48 TL civarındayken zam aldı ve o tarifesiyle çalışmaya başladı. Bugün ise akaryakıt fiyatı 68 TL seviyelerine dayanmış durumdadır. Yani sadece yakıta gelen artış yaklaşık 20 TL. Üstelik akaryakıt fiyatları neredeyse her ay artmaya devam ediyor.
Hal böyle olunca halk otobüsü esnafı ciddi bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Her esnaf gibi onların da tek derdi çalışıp evine ekmek götürmek, çocuklarına helal lokma yedirmek. Ancak mevcut şartlarda birçok otobüs sahibi para kazanmak bir yana, zarar ettiğini ifade ediyor.
Zarar büyüyünce çözüm olarak bazı hatlarda sefer sayılarının azaltıldığı görülüyor. İşte tam da bu noktada vatandaşın şikayetleri artıyor. Durakta uzun süre bekleyen, otobüs bulmakta zorlanan vatandaş doğal olarak tepki gösteriyor. Ancak çoğu kişi meselenin arka planını bilmiyor.
Burada belediye yönetiminin yaklaşımı büyük önem taşıyor. Halk otobüsü esnafı, belediyenin kendilerine daha yapıcı ve anlayışlı bir şekilde yaklaşmasını, sorunlarını dinlemesini ve çözüm üretmesini bekliyor. Ancak esnafın iddiasına göre belediye ile aralarındaki iletişim daha çok baskı ve gerilim üzerinden ilerliyor.
Bir başka önemli konu da ücretsiz taşımalar. Osmaniye’de 65 yaş üstü vatandaşlar, engelliler ve şehit yakınları halk otobüslerinden ücretsiz yararlanıyor. Bu sosyal uygulama elbette devlet politikasıdır ve toplum açısından önemli bir hizmettir. Ancak bu yükün tamamının esnafın omzuna bırakılması da ayrı bir sorun oluşturuyor.
Bilindiği üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ücretsiz yolcu taşımaları için belirli bir destek ödemesi yapılıyor. Fakat esnafın iddiasına göre bu ödemeden belediye tarafından komisyon kesiliyor. Halk otobüsü sahipleri ise, bu komisyonun kaldırılmasını ve en azından zararlarını azaltacak bir belediye desteği verilmesini talep ediyor.
Çevre illere bakıldığında birçok belediyenin halk otobüsü esnafına çeşitli destekler sağladığı görülüyor. Osmaniye’de ise, bu konuda henüz somut bir adım atılmış değil.
Sonuç olarak ortada bir sorun olduğu açık. Bir tarafta artan maliyetlerle ayakta kalmaya çalışan esnaf, diğer tarafta hizmet almak isteyen vatandaş var. Bu iki kesim aslında karşı karşıya gelmemeli.
Çünkü unutulmamalıdır ki vatandaş da esnaf da bu şehrin insanıdır.
Gerilimden kimse kazanç sağlamaz. Osmaniye’nin ihtiyacı olan şey kavga değil, ortak akıl ve çözüm üretmektir. Belediye yönetimi ile halk otobüsü esnafının bir masa etrafında buluşarak bu soruna makul bir çözüm üretmesi artık kaçınılmaz görünmektedir.
Çünkü vatandaşın beklentisi çok net:
Kavga değil, hizmet.






