Bizim durduğumuz yer bellidir. Biz ne birinin bendesiyiz, ne de körü körüne birinin muhalifiyiz. Biz Türk milliyetçisiyiz; kıblemiz millet, sevdamız devlettir. Kim bu aziz milletin hayrına bir iş yaparsa "Allah razı olsun" deriz, kim de milletin acısı üzerinden siyaset devşirmeye kalkarsa karşısında dururuz.
Depremden bu yana Osmaniye’de, Hatay’da, Maraş’ta fırtınalar koparıldı. "Vatandaş borç batağına mahkûm edilecek", "Devlet depremzedeyi satacak" diye yaygara koparanları hepimiz izledik. Peki, bugün gelinen noktada tablo nedir? Gelin, siyasi gözlükleri çıkarıp Türk devletinin evladına sunduğu imkana bakalım.
DEVLET, BABALIĞINI YAPMIŞTIR
Açıklanan ödeme planı, "Devlet nerede?" diyenlere verilmiş en somut cevaptır:
Maliyetin %60’ı Devletten: Bu, "Senin yükünün yarısından fazlasını ben sırtlanıyorum" demektir.
2 Yıl Ödemesiz Dönem: Vatandaş önce bir nefes alacak, evine barkına yerleşecek, düzenini kuracak.
18 Yıl Faizsiz Sabit Taksit: Bugünün şartlarında 18 yıl faizsiz borçlandırmak, o borcu zamanla enflasyon karşısında eritmek, vatandaşı korumaktır.
Depremden sonra millî bir yas yaşarken, daha cenazelerimiz kalkmadan siyasi rant peşinde koşanlar, "Vatandaşı borçlandırıp sokağa atacaklar" diyenler şimdi ne diyecek?
Bir Türk milliyetçisi olarak söylüyorum: Devletin attığı bu adım, sosyal devlet olmanın gereğidir ve takdire şayandır. Boş gürültüyle, fitneyle, milletin moralini bozarak siyaset yapanların maskesi bu ödeme planıyla düşmüştür.
Bizim için esas olan; Osmaniyeli hemşehrimin başını sokacağı o sıcak yuvanın en uygun şartlarda teslim edilmesidir. Türk devleti, asrın felaketinde asrın dayanışmasını göstererek vatandaşına sahip çıkmıştır.
Doğruya doğru, eğriye eğri... Devletimiz var olsun, milletimiz sağ olsun. Kim bu millet için bir çivi çakarsa, başımızın üstünde yeri vardır. Ama kim de bu acılar üzerinden milleti galeyana getirmeye çalıştıysa, tarih onları da o samimiyetsizlikleriyle kaydedecektir.




