• Cumartesi 13 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 14 ° / 8 ° Bulutlu
  • Pazartesi 15 ° / 9 ° Sağanak

Mehmet Ali Tazeoğlu


Mücadeleden Bayram’a 14 Mart…

Mücadeleden Bayram’a 14 Mart…


1901 Yılında dünyaya gözlerini açan yıldız gibi çocuk.. Nereden bilecekti ? Yaşadığı hayatın bir mücadeleyle geçip bedeni toprak olsa da adı asırlar boyunca bizimle yaşayacak ve yaşatacak olduğumuzu.

Silinmez kaderiyle tarihimize adını yazan Hikmet Boran. İlk orta ve lise eğitimlerini başarıyla tamamladıktan sonra Mektebi-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’ ye yani Askeriye Tıbbıye’ ye kayıt olmuştur. Hikmet’in okula kaydından tam 3 yıl sonra yani 1919 yılı Mart ayın da, ‘’Mektebi-i Tıbbiye-i Şahane’’ okulu İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmiştir. 3.sınıf öğrencisi olan Hikmet başarılı olduğu kadar liderlik ruhu da olan özverili bir öğrenci olduğu için Mektebi-i Tıbbiye-i Şahane yi kurtarmak için tıbbiyeli öğrencilerle okulun kuruluş tarihi olan 14 Mart’ ta kutlama yapmaya karar verirler. Asıl amaçları işgal kuvvetlerine karşı direniş olan tıbbiyeliler Hikmet’in önderliğinde büyük bir kutlama yaparlar.

Bunu gören işgal kuvvetleri ne kadar baskıcı davranışlar sergileseler de okulun iki yanında bulunan kulelerin arasına Türk bayrağı asılmasını engelleyememiştirler. 14 Mart 1919 günü tıbbiyeliler, emperyalizme ve işgale karşı ilk kurtuluş mücadelesini başlatmışlardır. Sivas kongresine katılmak için seçilen iki tıbbiyeli arasından dönemin verdiği maddi zorluktan dolayı tek başına gitmek zorunda kalmıştır. 18 yaşında kocaman yüreği ile 4 Eylül’de Sivas kongresine katılan ve kongrenin en genç delegesi olan Hikmet, kongrede arka sıralardan ayağa kalkar : “Paşam, delegesi bulunduğum Tıbbiyeliler, beni buraya bağımsızlık davamızı başarma yolundaki çalışmaya katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, her kim olursa olsun karşı koyar ve onları kınarız. Olmayacak şey ama manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi bile reddeder ‘Mustafa Kemal vatan kurtarıcısı değil, vatan hainidir’ deriz.” İçi vatan sevgisiyle dolup taşan bu hürriyet sevdalısı, aydın genç Tıbbiyeli Hikmet’tir. Mustafa Kemal, “Evlat, müsterih ol. Gençlikle kıvanç duyuyor, gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak bile mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm” konuşmasını vatan aşığı Hikmet’in sözleri üzerine yapar. Atatürk ‘’merak etme evlat, muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur’’ diyerek alnından öpmüştür.

Atatürk, Tıbbiye eğitimini tamamlayan ve eğitimleri sonrası Genel cerrah olan Hikmet’i ve duruşunu hiç unutamamıştır. Hatta bir dönem Balıkesir’den milletvekili yapmak istemiş fakat çok farklı alanlarda başarılara imza atmış olan Hikmet siyasete hiç bulaşmamıştır. Sarıkamış Harekatı sonrası askerlerimizin tedavisiyle ilgilenen Hikmet verem hastalığına yakalanmış ve 44 yaşında hayatını kaybetmiştir. (Hikmet Boran’ın oğlu olan ünlü sunucu Orhan Boran yaşadığı hayatta eşitlik ilkesi bozulmasın ve kendisine karşı babasından dolayı bir torpil yapılmasın diye babasının kimliğini gizli tutmuştur). Pencereden baktığınızda güneşi esirgemiyorsa gökyüzü, birileri bu günlerin bedelini ödediği içindir. 2019 itibariyle başlayan Covid-19 salgınıyla bitmeyen ve artarak devam eden mücadeleniz için minnettarız. Sevgili Doktorlar ve Sağlıkçılar; mücadele adı altında başlayan 14 Mart Tıp Bayramınız kutlu olsun.