• Perşembe 31 ° / 22 ° Güneşli
  • Cuma 29 ° / 22 ° Güneşli
  • Cumartesi 29 ° / 22 ° Güneşli

Prof. Dr. Mustafa Fedai Çavuş


Sürdürülebilir Tarım ve Gıda

arlığını sürdürme, diğer bir ifade ile hayatta kalma ihtiyacı insanın en önemli ihtiyacı kabul edilir. Bunu sağlamanın temelinde ise insanın düzgün bir şekilde beslenmesi yer almaktadır. Bu durumda insanoğlunun varlığını devam ettirebilmesi için mevcut kaynakları yok etmeden çoğalan nüfusa yeter şekilde kullanması gerekmektedir.


Varlığını sürdürme, diğer bir ifade ile hayatta kalma ihtiyacı insanın en önemli ihtiyacı kabul edilir.

Bunu sağlamanın temelinde ise insanın düzgün bir şekilde beslenmesi yer almaktadır.

Bu durumda insanoğlunun varlığını devam ettirebilmesi için mevcut kaynakları yok etmeden çoğalan nüfusa yeter şekilde kullanması gerekmektedir.

Aksi durumda dünya ile birlikte insanlığın yok olması kaçınılmaz olacaktır.

Dünya nüfusu 100 yılda bir buçuk milyardan bugün 7.5 milyara çıkmış durumda.

2050 yılında nüfusun yaklaşık 10 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir ki bu durum tehlike çanlarını daha hızlı çalmaktadır.

İnsanların bir kısmı açlık ile boğuşurken bir kısmı ize obezite (aşırı kilo) ile yüz yüzedir.

Toplumsal, ekonomik ve ekolojik olarak ele alınan sürdürülebilirlik, toplum düzeni, iş modelleri ve yaşam standartlarının doğada var olan kaynakları bugün ve gelecekte ihtiyaçları karşılama imkanlarına zarar vermeden kullanılmasını ifade etmektedir.

* Sürekli artan dünya nüfusu ve giderek artan yeni kaynak gereksinimi

* Yükselen enerji fiyatları

* Sera gazlarının etkisiyle oluşan iklim değişiklikleri

* Şirketlerin «kar odaklı» bakış açısı nedeniyle şirket çıkarlarının sıklıkla toplumsal çıkarlarla çatışması gibi sebepler sürdürülebilirliği önemli hale getirmektedir.

Türkiye gıda açısından bir zamanlar kendi kendine yeten ülkelerden birisi idi.

Bugün baktığımızda ise birçok gıda maddesini ithal eden bir ülkeyiz.

Ülkemizde tarım sektörü bir yandan gıda ihtiyacımızı karşılarken diğer yandan önemli bir istihdam sağlamaktadır.

Dolayısı ile verimli topraklara ve uygun iklime sahip bu coğrafyada en yüksek verimlilik ile sağlıklı üretim yapmak Türkiye için önemli bir avantaj olacaktır.

Tarım sektöründe maalesef miras yolu ile aşırı bölünme ve plansız ürün çeşitliliği gibi birtakım unsurlar mevcut avantajları yok etmektedir.

Ürün verimliliği açısından bir çok üründe dünya ve avrupa ortalamasının altında verimlilikte üretim yapmaktayız.

Hatalı ilaçlama, sulama ve gübreleme gibi uygulamalar hem toprağın bozulmasına hem de ürünlerde kalite düşmesine yol açmaktadır.

Dünyanın yaşadığı Coronavirüs salgını nedeniyle gıdanın önemi bir kez daha öne çıkmış durumda.

İnsanlar gıda harcaması dışında tüketimlerini en düşük seviyeye çekmekte ve maddi değerini fazla düşünmemektedir.

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir gıda temini insanlar için hayati önem arz etmektedir.

Bu sebeple Türkiye akılcı bir şekilde tarım ve hayvancılık politikasını gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözetecek şekilde yeniden ele almalıdır.

Yerli tohum ve hayvan ırkları üzerine eğilip bu alanda dışa bağımlılığın azaltılması, mümkünse sıfırlanması gereklidir.

Tarımsal alanlar ve ürün planlaması ihtiyaçlar ve verimlilik çerçevesinde sürekli değerlendirilmelidir.

Aynı ürün ekilmesi nedeniyle verimsizleşen toprak yeni türlerle dengelenmelidir.

Hayvan üretimi artırılmalı, iklim ve coğrafyaya has cinsler tekrar çoğaltılmalıdır.

Tarım, gıda zincirinin başlangıç noktasıdır. Sürdürülebilir Tarım:

Yeterli ve kaliteli tarımsal ürünü uygun maliyetlerde üretmeyi,

Tarım yapılan arazinin

Çiftçilerin

Çevrenin

Doğal tarım kaynaklarının

korunmasını sürekli geliştirecek sistem ve uygulamaları içerir.

Sürdürülebilir tarım ve gıda üretimi varlığımızın sağlıklı bir şekilde devamı için hayati bir konudur.

Sağlıklı gelecek nesiller için bugünden başlamak gerek.

Hayırlı bir Ramazan dileğiyle.