• Salı 30 ° / 22 ° Güneşli
  • Çarşamba 31 ° / 22 ° Güneşli
  • Perşembe 31 ° / 22 ° Güneşli

İsmet İpek


Zorkun Turizm Planı Hazırlanmalıdır

Çukurova’nın etrafını çeviren Toros dağları ve Amanos dağları kadim zamanlardan beri bölgenin önemli değerleridir. Doğal güzellikleri ve tarihi eserleriyle Çukurova’ya göğsünü açmış olan bu ulu dağların doruklarındaki yaylalar bizim için Allah’ın birer nimetidir.


Çukurova’nın etrafını çeviren Toros dağları ve Amanos dağları kadim zamanlardan beri bölgenin önemli değerleridir. Doğal güzellikleri ve tarihi eserleriyle Çukurova’ya göğsünü açmış olan bu ulu dağların doruklarındaki yaylalar bizim için Allah’ın birer nimetidir.

            Mersin’in Namrun yaylası, Adana’nın tekir Yaylası, Osmaniye’nin Zorkun yaylası bu yaylalar içinde en ünlüleridir.     

1648 yılında Adana’dan geçen ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Ramazanoğlu beyliğinin yönettiği Çukurova’yı anlatırken bu yaylalar için der ki; “(Mülk-ü Osmaniye’deki yaylaların) hepsini temaşa ettim. Gezdim. Fakat Erzurum'un Bingöl yaylasıyla Adana'nın Ramazanoğlu yaylası gibi yayla görmedim. Burda olan Türkmen aşiretlerinin isimlerini yazsak bir kitap olur.” (Seyahatname, Cilt;3)

Osmaniye’deki Zorkun yaylası, şehre 30 km yakın ve 1650 m rakımlı olması, yarım saat gibi kısa bir süre içinde ulaşılması sebepleriyle Çukurova yaylaları içinde daha bir farklı ve özeldir.  

Çukurova’nın yazın 40 dereceye varan sarı sıcaklarında kara kara yanmak istemeyen Osmaniyeli için Zorkun yaylasının önemini bilen bilir. 

             Amanos Dağları, faunası ve florasıyla çok zengindir. Osmaniye’den başlayan geniş asfalt yol boyunca Amanos Dağları kademe kademe değişen doğanın seyri de, keyfi de güzeldir. Maki bitki örtüsünün güzel örneklerinden hayıtların, oğulotlarının baygın kokusuyla başlayan Zorkun yolculuğu çam koruluğunun eşsiz güzelliği içinde devam ederken hoş bir keyif verir. Ürün, Ayva, Olukbaşı, Geyikdüzü ve Hacbel mevkilerindeki meşelikle zenginleşen doğal güzellik,  Zorkun yaylasında  kayın (bahrazcık) meşcereliği ile gözü gönlü dinlendirir.

Hacbel ve Cebel arasındaki muhteşem Karaçay vadisi, soğuk suları, zengin pınarları ve şelaleleri ile eşsiz bir doğal güzelliğe sahiptir.

Zorkun’dan Osmaniye, Keldaz’dan Halep seyreylenir.   

1691 tarihli Kınık şehri sınırnamesinde de adı geçen Zorkun çok eski bir yayla yeridir.  Küreci, Tuztaşı, Mitisin, Fenk, Göğöküz yaylalarının, Osmaniye’nin Küllü Köyüne bağlı Sırapınar, Küşne yaylalarının,  İslahiye’ye bağlı Hınzırlı, Erzin’e bağlı Karıncalı, Üçkoz, Bağrıaçık gibi bölge yaylalarının merkezidir.

Alışveriş yapmak hatta kimi zamanlar Cuma namazlarını kılmak için Zorkun’a gelen çevre yaylacıları bahçelerinde yetiştirdiği sebzelerini ve meyvelerini getirip satarak hem aile ekonomilerini, hem de Zorkun ekonomisini canlı hale getirmektedir.   

Çevre yaylalarla birlikte her yaz yaklaşık 100.000 insanın tatil için gittiği Zorkun yaylası 30 yıldan beri terörden çok çekmiştir. Teröre rağmen ısrarla ve inatla yaylasını terk etmeyen halk ve bu halkı korumak isteyen güvenlik güçleri çok şehit vermiştir. TSK tarafından Kuzey Suriye’de, özellikle Afrin’de gerçekleştirilen operasyonların ardından Zorkun yaylalarında yaşayan halkın huzuru, can ve mal güvenliği yeniden temin edilmiştir. 

Yüksek sesle düşünüyorum ve diyorum ki terör sebebiyle 30 yıldan beri Zorkun yaylasında ihmal edilen alt yapı yatırımlarının zamanı gelmiştir. Yapılacak işler bellidir.

Öncelikle geleneksel yaylacılık anlayışımız hemen değişmelidir. Yaylaları sadece Orman Kanunu ile idare etmek, “İşte size yayla, gidin, gezin!” demek yeterli değildir.

Zorkun yaylasında, doğal hayata zarar vermeden, ormanları tahrip etmeden modern hayatın gerektirdiği yayla turizminin alt yapısı mutlaka yenilenmelidir.

Zorkun yaylasına turizm yatırımları için hazırlanacak olan master planı daha fazla vakit geçmeden hazırlanmalı ve tatbik edilmelidir.

Yeni kuşağın yaylacılık isteği ve beklentisi çok değişmiştir. Yeni kuşağın istediği ve beklediği yaylacılığın sosyal ve kültürel altyapısı, medeni ihtiyaçların karşılanması için modern donatılar gerekmektedir.

Mesela yaylanın ıssız vadileri eko turizm için düzenlenmelidir.

             Mesela doğa ile bütünleşen geleneksel Zorkun evlerinde hızlanan betonlaşmanın önüne acilen geçilmelidir.

Haydi, bir de öneride bulunalım.

Mesela Zorkun çarşısı ve “Çarşı Meydanı” yeniden düzenlenmelidir. Çarşı Meydanı etrafında halkın alışveriş yapacağı alan ve yayla kültürüne uygun otantik dükkânlar meydana getirilmelidir.

Mesela, Şenlik tepesi “Çocuk Şenliği Alanı” olarak yeniden düzenlenmeli; kışın dağcılar için kamp yeri yazın yaylacılar için sinema, konferans salonu, misafirhane gibi “Çok Amaçlı Kültür Evi” tesis edilmelidir. 

             Mesela Çağlayan suyu için yapılan kamyon yolu ve Orman İşletmesi için açılan orman yolları üzerinde eko turizm sevdalıları ve dağ ve doğa sporları çadır kamp alanları düzenlenmelidir.  

Yaylacılığın turizme dönüşmesi için Korkut Ata Üniversitesi ve gençlik merkezleri, ulusal spor örgütleri öncü ve önemli potansiyeldir.

 



Lütfi can
10.07.2020 22:06:49
Zorkun bizim göz bebeğimiz yaylamiz oksijen depomuz osmaniyeli için bir kültürdür zorkun hatıralarla dolu sosyal aktiviteler merkezidir zorkun yaylacilarin buluşma noktasidir size bu yorumlarınızda dolayı teşekkür ediyorum zorkunla ilgili başarılı çalışmalarınızı bilakis takip edicem başarılar dilerim